Advert
ANTALYA
Giriş Tarihi : 18-10-2019 17:07

Bakan Soylu: Kimsenin hamalı değiliz

Kemer’de düzenlenen Sahil Güvenlik Komutanlığı Karadeniz Ülkeleri Sınır Sahil Güvenlik Teşkilatları İşbirliği Forumu (BSCF) Yıllık Liderler Toplantısı’nda konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, terör konusunda ABD ve Avrupa'ya sert eleştiriler yöneltti. Bakan Soylu, "Milyonlarca insanı terör örgütü, istikrarsızlık, Esed, Suriye, Türkiye'ye gönderecek, Türkiye'yi terör örgütüne teslim edeceksiniz, bir taraftan göçle mücadele ettireceksiniz. İstikrarsızlığı, kaçak göçmeni bu bölgeye yükleyin, bu insanlar uğraşsın. Uyuşturucuya Avrupa'da ses çıkarmayın, onu da bu bölgeye yükleyin. Geçişi, ticareti. Biz kimsenin hamalı değiliz" dedi.

Bakan Soylu: Kimsenin hamalı değiliz

Sahil Güvenlik Komutanlığı Karadeniz Ülkeleri Sınır Sahil Güvenlik Teşkilatları İşbirliği Forumu (BSCF) Yıllık Liderler Toplantısı, Antalya'nın Kemer ilçesinde yapıldı. Toplantıda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Sahil Güvenlik Komutanı Tuğamiral Ahmet Kendir, Antalya Valisi Münir Karaloğlu ve komşu ülkelerin üst düzey askeri yöneticileri yer aldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Sahil Güvenlik Komutanı Tuğamiral Ahmet Kendir, bölgesel işbirliğini artırmak, bölgedeki barış, istikrar ve deniz güvenliğini sağlamak için Karadeniz'e kıyı 6 ülke, Türkiye, Rusya, Romanya, Ukrayna, Gürcistan ve Bulgaristan'ın içinde yer aldığı BSCF'nin 2000 yılında kurulduğunu ve bu toplantıda Türkiye'nin 20'nci dönem başkanlığını Ukrayna'dan devralacağını açıkladı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise Suriye'deki terör örgütleri ve destekçisi ülkelerle, göçmen sorunlarıyla ilgili sert açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin terörle, düzensiz göçle ve uyuşturucu ticaretiyle karada ve denizde verdiği mücadelenin herkesçe bilindiğini belirten Bakan Soylu, bunların hiçbirisinin Türkiye'nin iç dinamiklerinin ürettiği problemler olmadığını kaydetti. Yıllardır mücadele edilen PKK terörünün de en başından itibaren dışarıdan lojistik ve stratejik destek aldığını anlatan Bakan Soylu, “Ülke olarak çok bedeller ödedik, çok da acılar çektik" dedi.

Dünyayı terör konusunda her zaman uyarmaya çalıştıklarını belirten Bakan Soylu, "Ancak ne yazık ki terör örgütlerinin küresel güç mücadelesinde araçsallaştırılmasına maalesef engel olamadık. Muhataplarımızı bu tavırlarından vazgeçiremedik. Bugün gelinen noktada karşımıza 258 milyon göçmen, zorla yerlerinden edilmiş 70,8 milyon mülteci, yıllık 1,3 trilyon dolarlık küresel savunma harcaması, doğrudan ve dolaylı uyuşturucu kullanımından sadece 2017'de yaklaşık 585 bin kişinin hayatını kaybettiği bir dünya tablosu var. Bu tablo bize yakışıyor mu" diye konuştu.

'MÜTTEFİKLERİMİZ NE YAPMAK İSTİYOR?'

Teröre karşı 40 yıldır verilen mücadelede binlerce şehidimiz olduğunu, binlerce annenin evlatsız, çocukların babasız kaldığını dile getiren Soylu, “Güzel ay yıldızlı bayrağımıza sarılan tabutları uğurlamakla büyüdük. Kaç yıl daha sürecek. Gelecek nesillere bunu mu bırakacağız. Hemen yanı başımızda terör devleti oluşturabilmek için çaba sarf eden müttefiklerimiz ne yapmak istiyor. Teröristlerle görüşenler acaba ne yapmak istiyor. Hangi biriniz kendi egemenlik alanınızda buna müsaade edersiniz, ya da ettiniz. Dikkat ediniz; bunun sadece teröre ait sonuçları yok ki. Bölgesel istikrarsızlığa sonuçları var. Nesilleri travma ile bırakan sonuçları var. Kimsenin umurunda mı bilmiyorum" dedi.

'AVRUPA TERÖR ÖRGÜTÜNÜN REHBERLİĞİNİ KENDİNE YOL TUTMUŞ'

Türkiye'ye yönelik şu ana kadar terör örgütünün sınırdan sivillerin, çocukların yaşadığı alanlara 980'den fazla havan ve füze saldırısı yaptığını belirten Bakan Soylu, “20'ye yakın sivil insanımız, bir tanesi 9 aylık Muhammet olan, yine 11 yaşındaki bir kız çocuğumuz hayatını kaybetti. Bunu atan kimin terör örgütü. Buna sahip çıkan kim? Buna sahip çıkan maalesef vekalet savaşlarını bu bölgede yürüten bizim müttefiklerimiz. Avrupa ayağa kalktı. Diyor ki; 'Siz bir harekat yapıyorsunuz, burada sivilleri öldürüyorsunuz.' Bir tek sivil göstersinler. Koskoca Avrupa terör örgütünün rehberliğini kendisine yol tutmuş. Bu nasıl izah edilebilir. Bir tanesi bugüne kadar bine yakın oradan buraya roket atıldı, bir teki bir tek cümle ile bunu ifade etmedi" diye konuştu.

'ABD'NİN ELİYLE PYD DAEŞ'LE EL SIKIŞTI'

Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı harekatlarını hatırlatan Bakan Soylu, şöyle konuştu:

“Bize oradaki DAEŞ serbest kalacak diyorlar. DAEŞ ile göğüs göğüse mücadele eden dünyadaki tek ülkeyiz. Fırat Kalkanı'nda 3 bin 69 DAEŞ'liyi etkisiz hale getirdik. DAEŞ bizim yüce dinimiz İslamiyet'i istismar ediyor. Dünyadaki ortaya koyduğu fotoğraf ile dinimizin tartışılmasına sebebiyet teşkil etmek için aslında bu coğrafyadaki ülkelerin içine de sokulan dünyaya da sokulan bir kötülüktür. Cezaevlerimizde bin 500 DAEŞ ve El Kaideli var. 7 bin 500 savaşçıyı 5-6 yılda sınır dışı ettik. Türkiye DAEŞ'le mücadeleyi dünyadaki hiçbir ülkenin yapmadığı kadar güçlü bir şekilde yapmıştır. Biz Zeytin Dalı ve Fırat Kalkanı'nda teröristleri, DAEŞ'lileri temizledik. Müttefikimiz Amerika'nın eliyle Rakka'da DAEŞ'le karşı karşıya gelmeye çalışan PYD, onlarla anlaştı, el sıkıştı. Siz de ben de biliyoruz ki onların Afganistan, Pakistan, İran çöllerine Ürdün, Lübnan, Libya'ya geçmelerine sebebiyet verdi. Becerebilen de Avrupa'ya gitsin dedi. DAEŞ'le mücadele eden biz, DAEŞ'i serbest bırakan Amerika'nın talimatıyla PYD."

'SEYİRCİ KALMAMIZ MÜMKÜN DEĞİL'

Meselenin sadece Suriye olmadığını, Afganistan, Afrika, Asya ve Pakistan'dan ciddi göç dalgasıyla karşı karşıya olunduğuna dikkat çeken Bakan Soylu, Amerika ve Avrupa'yı terör mensuplarını tutmakla suçladı. Soylu, şöyle devam etti:

“Bizim bunlara seyirci kalmamız mümkün değildir. Ölümden öte köy yok. Yaşadığımız bu topraklarda özgürlüğümüzü, bağımsızlığımızı birisi bize hediye etmedi. Sizin ülkenizde de hediye edilmedi. Herkes mücadele ederek aldı. Gelecek nesillerimize hemen yanımızda bir terör koridoru bırakamayız. Bize geçmiş nesillerimiz bir terör koridoru bırakmadı. 40 yıl terörle mücadele ediyoruz. Gelecek nesillere terörle mücadele eden bir Türkiye bırakmak istemiyoruz. Bunu temizlemiş, artık başka şeyleri konuşan bir Türkiye bırakmak istiyoruz. Bu bölgenin de Avrupa'nın da dünyanın da çıkarınadır."

'BÖYLE BİR DÜNYA OLAMAZ'

Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili eleştirilere de yanıt veren Bakan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Biz Suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız. Bir mahallede oturuyorsunuz. Mahallede bir çetenin bakkalınızı rahatsız etmesini ister misiniz? Çocuğunuzun gittiği okuldaki öğretmenin, çocuğunuz okula giderken yolun güvensiz olup onun etkilenmesini ister misiniz? Geceleyin hanımefendiler evlerine giderken çaresiz ve yalnız bir şekilde bu çetecilerle karşı karşıya kaldığı zaman karşılaştığı muameleyi görmek ister misiniz? Çeteci terörist olacak, kim desteklerse desteklesin Amerika'dan da batıdan da büyük Allah var. Kim desteklerse desteklesin, ne yaparlarsa yapsınlar. Biz bunlara nasıl müsaade ederiz. Nasıl buna ev sahipliği yapılmasına müsaade ederiz. Bu vekalet savaşlarının, bu teröristlerin, bu özellikle altını çizerek söylüyorum, emperyalizmin radikalleşmeyi istismar ettiği, kullandığı politikaların sonunu getirmek zorundayız. Böyle bir dünya olamaz."

Türkiye'nin NATO'da müttefik olduğuna işaret eden Bakan Soylu, “Müttefiklerimiz bizi değil, terör örgütlerini tercih ediyor. Bunun için DAEŞ'i bahane ediyorlar. Bunu ilkokul mantığıyla bile çözemeyenlerle nasıl yol yürünecek, nasıl izah edilecek, elbette büyük bir soru işareti. Bizim geçen yıldan bir önceki yıla 2017'de kaçak olarak yakaladığımız göçmen sayısı 176 bin, ondan bir yıl önce 175 bin. 2018'de 268 bin kaçak göçmen yakaladık. Şimdi yıl bitmedi. 2,5 ay var 334 bin 250. Bu yıl bu hesaplamayla 400 bini görecek. Bu 400 bin trajedi, travma demek. Türkiye'ye kaçak yollarla gelip, kaçak yollarla Türkiye'yi terk etmek isteyenler. 8 metre karın altında donan insanların hesabını kim verecek? Sorumlusu biz miyiz? Meriç'te donan insanların hesabını kim verecek. Ege'de boğulanların hesabını kim verecek" dedi.

'BU BİR TEHDİT DEĞİL TESPİT'

Bakan Soylu, Afganistan'ı kim istikrarsızlaştırmışsa, Pakistan'da kim hegamonik bir yapı kurmak istiyorsa, Afrika'yı kim yoksulluğa mahkum etmişse, Orta Doğu ve Asya'da kim istikrarsızlık oluşturmak istiyorsa faturanın onun önüne konulması gerektiğini söyledi. Türkiye'nin şu an 200'e yakın sahil kurtarma gemisinin yüzde 70'inin sadece düzensiz göçle mücadele ettiğini kaydeden Soylu, “Kapasitemizin 4 katı çalışıyoruz. Kapasitemizin 4 katı değil, kendi kapasitemizle çalışalım, yani bir katı ile çalışalım. Yunanistan'a ilk hafta 7 bin göçmen geçer, ikinci hafta 100 bin, üçüncü hafta 200 bin. Geçti bunlar çünkü. Bir ayda Avrupa'ya geçen göçmen sayısı 400 bini bulur. Bu bir tehdit değil, tespittir" diye konuştu.

'BİZ KİMSENİN HAMALI DEĞİLİZ'

Avrupa'ya ne yaptıklarının farkında olup olmadıklarını soran Bakan Soylu, şöyle konuştu:

"Milyonlarca insanı orada terör örgütü, istikrarsızlık, Esed, Suriye Türkiye'ye gönderecek, Türkiye'yi terör örgütüne teslim edeceksiniz, bir taraftan göçle mücadele ettireceksiniz, ondan sonra af edersiniz, sizin canınız can da bizim canımız patlıcan mı? Şunu çok net Avrupa'ya söylüyorum. Bu zorluğu en iyi siz anlarsınız. Bir rakam verdim, 400 bin kaçak göçmen gelecek. Peki Avrupa'ya bu yıl sonuna kadar ne kadar geçmiş olacak? Taş çatlasın 60 bin, yüzde 15'i. Yüzde 85'ini soran var mı, bunun yüzde 85'i ne oluyor? Her Avrupa'ya geçenin yüzde 20-25 daha fazlası kendi ülkelerine geri dönüyor. Bunun ne büyük bir operasyon olduğunu bilen var mı? Nasıl bir operasyon olduğunu? İstikrarsızlığı, kaçak göçmeni bu bölgeye yükleyin, bu insanlar uğraşsın, uyuşturucuya Avrupa'da ses çıkarmayın, onu da bu bölgeye yükleyin. Geçişi, ticareti. Biz kimsenin hamalı değiliz ve şunu ifade etmek istiyorum, terörü bölgemizde kazıyıncaya kadar bu mücadeleye devam edeceğiz. Kim ne söylerse söylesin."

'KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜMÜZ YOK'

"Bizim kimsenin toprağında gözümüz yok olmadı, olmayacak" diyen Bakan Soylu, şöyle devam etti:

“Kendi ülkemiz bize yeter, cennet gibi bir ülke. Fazlasıyla yeter, artar, Allah'a hamd olsun, ama kusura bakmayın terör örgütlerine teslim olacak bir Türkiye yok, olmayacak. Aynı zamanda sosyal medya terörizmine ve yalan terörizmine de teslim olacak bir ülke değiliz. Karadeniz'in çevre kirliliği sorunlarına da elbette beraber tedbir alacağız. Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin kalkınmasına ve bu denizin küresel potansiyelinden tüm sahildar ülkelerin istifade edebilmesini sağlamak sadece bize ait değil, dünyaya ait bir kazanımdır. Karadeniz'in enerji, turizm, kültür çeşitliliği potansiyellerini konuşmamız gerekiyor. Bana sorarsanız dünya için hala bakir bir alandır. Biz bu coğrafyanın insanlarıyız, geleceğe huzur, barış ve kardeşlik bırakmalıyız."

ALANYA'DA TOPLANTIYA KATILDI
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Antalya programı kapsamında Alanya ilçesinde gerçekleştirilen Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı 2019 Yılı İnceleme Araştırma Toplantısı'na katıldı. Mülkiye Teftiş Kurulu müfettişlerinin yanı sıra protokolün de hazır bulunduğu toplantının açılış konuşmasını yapan Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanı Mehmet Alparslan Işık, Bakan Soylu'nun talimatıyla geliştirilen teftiş kurulu çalışmalarından söz etti. Ardından kürsüye davet edilen Antalya Valisi Münir Karaloğlu ise Mülkiye Teftiş Kurulu'nun önemine değindi.
'TERÖRİST TERÖRİSTTİR'
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise konuşmasına, Barış Pınarı Harekatı'nı değerlendirerek başladı. Yaklaşık 40 yıldır terörle mücadele edildiğini belirten Bakan Soylu, geçmişin ara ara hatırlanması gerektiğini belirterek, şunları söyledi:
"Bugün bir barış harekatı sürdürüyoruz. Bir barış koridoru, güvenlik koridoru oluşturmaya çalışıyoruz. Yaklaşık 40 yıldır bu ülkede ocaklara ateş düşüren, evlatları babasız ve anasız, anaları evlatsız, eşleri dul bırakan bir terör örgütüne çok önemli bir hamle içerisindeyiz. Yaklaşık 40 yıldır neredeyse her gün sivil, asker, çocuk, genç, yaşlı, 1 şehit, 2 şehit, 3 şehit, sürekli yaralanıyoruz ve yaklaşık 40 yıldır bu ülkenin kardeşliğine, terörle fitne sokulmaya çalışılmaktadır. Bugün birileri 'Türkiye, Kürtlerle çatışıyor' diyor. Bunun dedikodusunu, tezviratını, fitnesini yapmaya çalışıyor. Ben şu salonda, 'Kürt kökenli kardeşlerim elini kaldırsın' desem, herhalde salonun bir bölümü elini kaldıracaktır. Biz iç içeyiz, binlerce yıldır iç içeyiz ve yıllardır bizi birbirimize düşürmeye çalışanlar medeniyetimizin büyüklüğü ve köklülüğü karşısında başarısız olmaktadır. Bizim çatıştığımız PKK'dır. Yani şimdi ne yapalım? Amerika'da veya dünyanın başka bir ülkesinde herhangi bir teröriste müdahale edildiğinde, o ülke için teröriste müdahale edenin rengi, etnik kökeni, inancı ortaya koyularak bunlarla çatışıyor mu deniliyor. İçinde kim olursa olsun terör örgütü, terör örgütüdür. İster etnik temele yaslanmaya çalışsın, ister dini temele yaslanmaya çalışsın, terörist teröristtir. Bunun başka bir tanımı söz konusu değildir."
'SPORCUMUZ ASKER SELAMI VERİNCE Mİ ŞİDDET KARŞITLIĞINIZ AKLINIZA GELDİ'
Türkiye Milli Futbol Takımı'nın 2020 Avrupa Şampiyonası eleme maçında Fransa'ya attığı golün ardından futbolcuların asker selamıyla gol sevincinin bazı ülkeler tarafından eleştirilmesi ve UEFA tarafından açılan soruşturmayı değerlendiren Süleyman Soylu, "Bugün futbolcularımızın verdiği asker selamını soruşturuyorlar. Çok alınmışlar, çok da paniklemişler. Acaba ne için yaptılar diye soruşturmalar, manşetler ve tartışmalar. Biz 16 Nisan Referandumu sırasında Avrupa'da açılan, kafasına silah dayanmış Erdoğan posterlerini unuttuk mu? Tepkimizi dile getirdik de, soruyorum buradan Avrupa'ya, kime soruşturma açtılar. O pankarttan panik oldular mı, rahatsız oldular mı? Kırmızı bültenle aradığımız teröristleri panellerde konuşturdular. Meydanlarında 'videowall' ile meydan mitingi yapmaya çalıştılar. Hangisine soruşturma açtılar, hangisine tepki gösterdiler. Şimdi sahada 2-3 sporcumuz asker selamı verince mi şiddet karşıtlığınız aklınıza geldi. Biz 40 yıldır batıya bir şeyler anlatmaya çalışıyoruz, fakat gözler kör, kulaklar sağır. Şimdi kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye çalışıyoruz, maşallah hepsi ayakta. Tehdidin, kınamanın bini bir para" diye konuştu.
'SİZ DAHA BU MİLLETİ SAVAŞIRKEN GÖRMEMİŞSİNİZ'
Kıbrıs Barış Harekatı'nı hatırlatan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, bugün de Türkiye'ye benzer yaptırımların yapılmaya çalışıldığını söyledi. Soylu, şöyle devam etti:
"Geçmişte dünyada silah yardımı ve mali yardım adı altında bir kölelik düzeni kurulmuştur. Parasını verdiğimiz silahların tetiğini çekmemize izin vermeyen notalar alıyorduk. Bugün de aynı şekilde bizi ekonomik yardımla, silah satmamakla tehdit etmeye kalkanlar var ve burada söylemek isterim hataları şu; dün bugünden 10 kat zayıf Türkiye o tehditlere aldırmamıştı. Bugün kendi silahını yapan bir Türkiye bilinmedir ki o tehditlere asla aldırmaz, hatta duymaz bile. Bugün olanları savaş diye nitelendiren, bizim için savaşıyor diyenlere sesleniyorum, siz daha bu milleti savaşırken görmemişsiniz, inşallah da görmezsiniz. Bizim savaşmamızın yanında bugünkü harekatı savaşmamızı gördüğünüzde ölçersiniz. Bunu bütün dünya, bütün tarih kaydetmiştir ve tecrübe etmiştir."
'PAÇAVRA DURUMUNA DÜŞMÜŞLER'
Terörle mücadelenin yanı sıra Türk savunma sanayinde de önemli yol kat edildiğini anlatan Soylu, şöyle konuştu:
"Bugün yapılan iş, terörün tüm unsurlarıyla PKK, PYD, DEAŞ olsun, bütün terör kimlikleriyle mücadele etmekteyiz. Mücadelemiz birkaç yıllık politika değil, bir süreç olarak görülmüştür. Türkiye'nin ortaya koyduğu altyapı yatırımı da bu adımın bir parçası ve zeminidir. Bugün savunma sanayinde yaşanan gelişmeler ve elde ettiği ihracat rakamları da bu adımın bir parçası ve zeminidir. Kimse kusura bakmasın. Sayın Cumhurbaşkanımız 2002 yılından itibaren savunma sanayine bu desteği vermemiş olsaydı, bugün ne silahlı insansız hava aracımız, ne de akıllı mühimmatımız olurdu. Ben Zeytin Dalı Harekatı'nı biliyorum. Böyle yaptım oldu, resim çizerek bu savunma sanayinin mühimmatları oluşmuyor. Zeytin Dalı Harekatı'nda 'Akıllı mühimmatlarımız bitecek' diye ürktük ve korktuk. Acaba ABD bize verir mi, vermez diye. Şimdi ABD ister versin, ister vermesin. Bizim mühendislerimiz yaptı Allah'ımıza şükürler olsun. Bugün yurt içindeki terörist sayısı 600'lerin altına düşmüşse bu vermiş olduğumuz mücadeleden dolayıdır. Biraz önce gelirken Kandil'de bulunan bir terörist başının son talimatlarını ve son değerlendirmelerini okudum. Paçavra durumuna düşmüşler. Zihinleri kalbur ve altüst olmuş. Bu iyi günleri, daha da olacak, bunu çok net söylüyorum. Bu ülkeye ödettikleri maliyeti Allah'ın izliyle evlatlarımız burunlarından fitil fitil getiriyor ve getirmeye devam ediyorlar."
'DECCALLERE TESLİM EDEMEYİZ'
Teftiş kurulunun işini yaparken büyük özen göstermesi gerektiğine de dikkati çeken İçişleri Bakanı Soylu, "Özellikle yerel yönetimlerle ilgili yolsuzluğa tahammül edemeyiz. Çocuklarımızın ve fakir fukaranın rızkını birtakım deccallara teslim edemeyiz. Bu ülkenin kaynaklarının heba edilmesine, har vurup harman savrulmasına müsaade edemeyiz. Denetimi yapmazsak ya davulcuya gider, ya da zurnacıya. Denetim yaparsak herkes kendine çekidüzen verir. Kimse kusura bakmasın, biraz dönüp kabahati kendimizde bulalım. Teftişlerimizde hiç acıma yok. Bunu çok net söylüyorum, işimizi yapıp çıkacağız. Bunu yaptığımız andan itibaren Türkiye ekonomisine, büyümesine, zenginleşmesine ve kamu hayatına da yapacağımız en büyük katkıyı ortaya koymuş oluruz" dedi.

(DHA)

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Sivasspor 21 11
  • 2 Fenerbahçe 20 11
  • 3 Trabzonspor 19 11
  • 4 Alanyaspor 19 11
  • 5 İstanbul Başakşehir 19 11
  • 6 Galatasaray 19 11
  • 7 Yeni Malatyaspor 18 11
  • 8 Beşiktaş 18 11
  • 9 Gaziantep FK 15 11
  • 10 Çaykur Rizespor 14 11
  • 11 Göztepe 13 11
  • 12 Konyaspor 13 11
  • 13 Kasımpaşa 12 11
  • 14 Denizlispor 11 11
  • 15 Antalyaspor 11 11
  • 16 Gençlerbirliği 10 11
  • 17 MKE Ankaragücü 9 11
  • 18 Kayserispor 7 11
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
kemergozcu
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA