bursa escort ATSO üyeleri 2019'dan umutsuz
Advert

ATSO üyeleri 2019'dan umutsuz

Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın (ATSO) meclis üyeleri arasında yapılan elektronik ankette, 2019'daki ekonomik beklentilerle ilgili yüzde 44'ü olumsuz, yüzde 33'ü çok olumsuz yanıtını verdi. İş insanları ciro-satışlar ve istihdamda da düşüş bekliyor.

ATSO üyeleri 2019'dan umutsuz
ATSO üyeleri 2019'dan umutsuz Kemer Gözcü
Bu içerik 560 kez okundu.
Advert

ATSO'nun Şubat ayı meclis toplantısı, ATSO Meclis Başkanı Süleyman Özer, ATSO Başkan vekili Cihangir Deniz, yönetim kurulu ve meclis üyelerinin katılımıyla yapıldı. Hükümetin 'İstihdam Seferberliği'nde yeni istihdam teşviklerini uygulamaya başladığını belirten ATSO Başkan vekili Cihangir Deniz, “Bütün komitelerimizin raporlarında SGK prim desteği verilmesi konusu yer almıştır. İstihdam teşviklerinde kısa çalışma ödeneği gibi teşviklerden daha fazla yararlanmalıyız. Oda olarak önümüzdeki günlerde bu konuda bir bilgilendirme toplantısı da yapacağız ve istihdam kampanyasına destek vereceğiz. Gerçeği söylemek gerekirse ekonomik büyüme ve yatırım olmadan yeni istihdam artışı zordur. Birçok üyemiz ayakta kalma mücadelesi vermektedir. Sektörlerimizin talebi işçi çıkarmamak, mevcut istihdamı korumak için vergi ve prim indirimi getirilmesidir. Artık geçici teşvikler yerine vergi ve primlerin kalıcı bir şekilde düşürülmesini istiyoruz. Devlet gelir farkını kayıtdışı istihdamın azalmasıyla telafi etmelidir" diye konuştu.

ANKET SONUÇLARI OLUMSUZ

Üç yıldır yıl sonunda kent merkezindeki perakende sektörüne dönük satış ve beklenti anketi yaptıklarını açıklayan Deniz, 2018 değerlendirme ve 2019 beklenti anketinin tamamlandığını ve perşembe günü açıklanacağını söyledi. Ankete yönelik bilgiler de veren Deniz, “Anket sonuçları ilk bakışta beklediğimizden daha olumsuz. Esnafta karamsarlık fazla. Piyasada durgunluk devam ettiği için geçen yıla dönük genel değerlendirme ve 2019 beklentileri de olumsuz" dedi.

ZİRAAT BANKASI İLE KONUTTA KREDİ KAMPANYASI

Piyasada durgunluk süreciyle otomobil, beyaz eşya ve konut satışlarında düşüşün devam ettiğini kaydeden Deniz, konutta yüzde 25'e yakın düşüş oranıyla olumsuz bir tablo olduğuna dikkati çekerek, ATSO'nun Ziraat Bankası ile bir kredi kampanyası başlatmak için çalışma yaptığını açıkladı. Deniz, “Davut başkan, Ziraat Bankası genel müdürü ile görüştü ve banka bir protokol hazırladı. Önümüzdeki günlerde inşaat ve emlak sektörüyle toplantı yapacağız. Amacımız sektörün bir araya gelip, konut kredisi kampanyası başlatmasıdır. Bunu başarırsak, Antalya'da bir ilki gerçekleştirmiş oluruz" diye konuştu.

EKONOMİDE DURGUNLUĞUN KONUŞULMASI GEREKİYOR

Ekonomide durgunluk, işsizlik, yüksek faiz, girdi maliyetleri konularının konuşulması gerekirken, son haftalarda en çok konuşulan konunun patlıcan, biber ve toptancı haller olduğunu dile getiren Deniz, “Meclis olarak üzerinde durmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'de 1970'lerde tanzim satış mağazaları vardı. 40 yıl sonra yeniden tanzim satış mağazalarına dönmeye başladık. Dünyada iyi işleyen bir piyasa dışında, bir üründe arz ve talep dengesi sağlayan başka bir sistem henüz icat edilmedi. Bizde sebze ve meyve fiyatları bazen Avrupa'ya yakın, bazen de Avrupa'nın çok altında. Gübre, ilaç, plastik, mazot Avrupa fiyatındaysa, domates ve biberin fiyatı da Avrupa'ya eşit olmak zorundadır" dedi.

SORUN ÜCRETLERİN AVRUPA DÜZEYİNE GELMEMESİ

Marketlerde diş macunu, diş fırçası, deterjan, sucuk ve salam fiyatlarının Avrupa ayarında, bazen daha da yüksek olduğunu söyleyen Deniz, araba, elektronik ve hatta internet fiyatının da Avrupa'dan yüksek olduğunu kaydetti. Sıra sebze ve meyveye gelince ucuz olmasının istendiğini belirten Deniz, “İstiyoruz ki, köylü eskisi gibi düşük fiyata çalışsın, biz de düşük fiyatla alalım. Bugün üretici bir kilo portakaldan kazandığıyla sahilde bir çay içemez. Eskiden kahvelerde çay kuruşla satılırdı. Şimdi kafelere geçtik çay ve kahve Euro üzerinden fiyatlandı. Bütün bunlara nasıl alıştıysak, sebze ve meyvenin Avrupa fiyatına gelmesine de alışacağız. Türkiye'nin sorunu ekonominin ve ücretlerin Avrupa düzeyine gelememesidir" diye konuştu.

TARIM ALANLARI KORUNAMIYOR

Türkiye'de tarım alanlarının korunamadığına dikkati çeken Deniz, “Antalya'da bile tarım alanlarını kendi elimizle konut alanlarına çeviriyoruz. Kooperatiflerimiz yok. Ambalaj sorunu var, ambalaj maliyeti yüksek. Seralarımız modern değil, lojistik modern değil. Kış aylarında sera üretimi yetersiz olduğu için tüketici, yaz aylarında ürün bol olduğu için üretici kaybetmektedir. Taşıma sırasında, market ve pazarda ürünün dörtte biri çöpe gidiyor. Her 100 metrede bir market var, marketlerin işletme maliyeti yüksek. Semt pazarlarına üretici giremiyor, farklı bir yapı oluşmuş durumda, bu nedenle pazar maliyetleri de yüksek" dedi.

'GEÇMİŞTEKİ HATALARI TEKRAR ETMEMELİYİZ'

Seraların modernize edilmesi, organize sera bölgeleri kurulması, büyük ölçekli seralara geçilmesi, küçük üreticilerin modern kooperatiflerle birleştirilmesi gibi büyük hamleler yapmak gerektiğini ifade eden Deniz, “Köyleri kalkındırmak, eğitimli gençleri tarım üretimine yönlendirmek zorundayız. Bu konuları artık herkes ezbere biliyor, bu gerçekler ortadayken, devletin veya belediyelerin bütçeden farkı ödeyerek ucuz sebze ve meyve satması mümkün değildir. Türkiye geçmişte KİT zararlarından, belediye zararlarından, banka zararlarından çok çekti. Geçmişteki hataları tekrar etmemeliyiz" diye konuştu.

MUTSUZLUK SORGULANMALI

Piyasa anketine göre esnafın karamsar ve toplumun geleceğe güvenle ve ümitle bakmasına ihtiyaç olduğunu söyleyen Deniz, TÜİK'in yeni bir verisine göre 2017'de yüzde 58 olan mutluluk oranının, 2018'de yüzde 53.4'e düştüğüne dikkat çekti. Deniz, “Toplumun sadece yüzde 53'ü mutlu olduğunu söylüyorsa ve bir yılda yüzde 5 düşüş varsa herkesin bunu sorgulaması gerekir. Bunun bir nedeni ekonomideki sıkıntılardır, diğer bir nedeni ise kutuplaşma ve siyasetteki sert söylemlerin devam etmesidir. Bir diğer faktör medyamızın durumudur. Medyada sabahtan akşama kadar ya sert bir dil ya da şiddet dolu diziler var. Toplumun ümit ve güven içinde olması, yatırımcının ve yabancı sermayenin güven duyması için en önemli konulardan biri hukukun üstünlüğüdür" dedi.

KOMİTELERİN SORUNLARI

ATSO komite raporlarıyla dile getirilen sorunları da aktaran Deniz, “En önemli konu vergi ve prim indirimi olmuştur. Kiralardan ve ilan-tabela vergisinden yakınmalar var. Elektrikte TRT payının kaldırılması, müteahhitler için fiyat farkı kararnamesi çıkarılması, binalarda ısı yalıtımına daha fazla teşvik verilmesi, kozmetik ürünlerinde ve et ürünlerinde kalite denetimleri yapılması, kuyumculuk sektöründe kredi kartı taksiti, Kaleiçi yat limanı mendireğinin onarımı gibi çok sayıda talep, şikayet ve öneri var. Belediyelerden bir önemli talep ise işyeri açılış izinlerine denetim getirilmesidir. Bugün il düzeyinde ürün kontrolü, işyeri ruhsat denetimleri gerekli düzeyde yapılamamaktadır. Bakanlık teşkilatları yeterli değildir, belediyelerin ve odaların yetkisi yoktur. Bu yapı değişmeli, belediyelere ve odalara yetki devri yapılmalıdır" diye konuştu.

KÖYLERİ BETONLAŞTIRIYORUZ

Son günlerde Antalya gündeminde bakanlığın verdiği yeni maden ruhsatları olduğunu dile getiren Cihangir Deniz, “Bakanlıkların belediyeye ve odaya sormadan Ankara'dan tahsis yapması doğru değildir. Fakat bir konuya daha dikkat çekmek istiyorum, Antalya'nın çevresinde, yamaçlarda, ormanlık alanlarda konut inşaatlarında çoğalma görüyoruz. Orman içine 3 katlı binalardan oluşan siteler yapılıyor. Köyleri betonlaştırıyoruz. Antalya'nın siluetini bozan büyük inşaatlar yapılıyor. Bu sorunlara daha fazla dikkat edilmesi gereklidir" dedi.

ATSO MECLİSİ 2019'DAN UMUTSUZ

ATSO meclis üyelerine yönelik 2018 ve 2019 yılına ilişkin karşılaştırma ve beklentileri içeren bir anket gerçekleştirildi. 11 soruluk ankette üyelerin yüzde 39'u, 2018 yılında bir önceki yıla göre satış oranlarının yüzde 20'den fazla, yüzde 16'sı yüzde 20'den az düşüş yaşadığını, yüzde 29'u aynı düzeyde kaldığını belirtirken, yüzde 16'sı arttığını söyledi. 2018 yılı alacak tahsilatı durumunda yüzde 42 olumsuz, yüzde 25 çok olumsuz, yüzde 30 aynı düzeyde, sadece yüzde 4'ü olumlu veya çok olumlu yanıtını verdi. 2018'deki çalışan sayısı yüzde 60 aynı düzeyde, yüzde 32 düştüğü, yüzde 8'i arttığını kaydetti. 2018'deki kredi kullanımına ilişkin yüzde 30 arttığını, yüzde 17 aynı kaldığını, yüzde 4 azaldığını belirtirken, yüzde 28'i kullanmadığını, yüzde 21'i kullanamadığını açıkladı.

PİYASA DURGUN

Sektörlerdeki en önemli sorun olarak yüzde 25 piyasadaki durgunluğu gösterirken, bu sorunu, girdi maliyetlerindeki artış, asgari ücret artışı, yüksek kredi maliyeti, alacak tahsilatındaki sorun, kayıtdışı ve haksız rekabet izledi. Bu sorunların en önemli nedeni yüzde 38'le yüksek faiz gösterildi. Ardından siyasi gerilim, döviz kurundaki dalgalanma, enflasyon izledi. 2019'daki ekonomik beklentilere ilişkin yüzde 44'ü olumsuz, yüzde 33'ü çok olumsuz yanıtı verdi. Yüzde 11'i aynı, yüzde 11'i de olumlu görüşü bildirdi. 2019'da Türkiye ekonomisindeki en büyük risk olarak yüzde 25'le siyasi istikrarsızlık ve gerginlik gösterildi. Bunu enflasyon-girdi maliyetleri artışı, faiz artışı, durgunluk, işsizlik ve döviz kurundaki dalgalanma takip etti.

CİRO VE İSTİHDAMDA DÜŞÜŞ BEKLENİYOR

2019'daki ciro-satış beklentisinde yüzde 28'i yüzde 20'den fazla, yüzde 26'sı yüzde 20'den az düşüş beklerken, yüzde 28'i aynı düzeyde, yüzde 17'si de artış beklediğini kaydetti. Çalışan sayısı öngörüsünde de 2019 için yüzde 61 azalacağı, yüzde 33 aynı düzeyde kalacağı, yüzde 6'sı artacağı sonucu çıktı. Bu süreçte Antalya ekonomisi için öncelikler ise şöyle sıralandı; “Yüzde 42 kredi faizlerinin düşürülmesi, yüzde 21 alacak tahsilatlarını hızlandıracak önlemler, yüzde 15 SGK primlerinde indirim, yüzde 10'ar krediye erişim imkanı ve vergilerde indirim."

(DHA)

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
paykwik paykasa