Advert
GÜNDEM
Giriş Tarihi : 22-02-2019 00:56   Güncelleme : 22-02-2019 00:56

Bilirkişi keşif, çevreciler eylem yaptı

Kemer'e bağlı Tekirova Mahallesi Tabiat Parkı sınırları içerisindeki Kleopatra Koyu'nun özel bir şirkete 29 yıllığına tahsis edilmesine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi'ne ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması için açılan dava kapsamında bilirkişi heyeti Kleopatra Koyu’na gelerek keşif yaptı. Davayı açan sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar da Kleopatra Koyu’na gelerek tepkilerini dile getirdi. Tekirova Sivil Toplum Platformu Kurucusu Sami Adaletli, “Bugün burada adli mercilere konu olan bu yerin, imara açılmak suretiyle yapılaşmaya gidilmesinde, hayati önemde sakıncalar yer almakta olup, bizlerde buna karşı olan kararlı duruşumuzu, itirazımızı, bıkmadan yılmadan göstermek üzere, bir kez daha toplandık. Dün burada bizler vardık, yarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Bilirkişi keşif, çevreciler eylem yaptı

Ahmet Duran YENİGÜN – Şüheda DAYANTÜRK

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nce 2015 yılında tahsis edilmek üzere ihaleye çıkan fakat ihaleyi kazanan firmanın geri çekilmesinin ardından geçtiğimiz yıl tekrar ihaleye çıkan ve özel bir firmaya günübirlik kullanım için tahsisi yapılan Kemer'e bağlı Tekirova turizm bölgesindeki Kleopatra Koyu için çevreciler harekete geçerek eylem yapmıştı. Kleopatra Koyu’nun yıllık 505 bin TL kira bedeliyle üç firmanın ortaklığındaki şirkete 29 yıllığına kiraya verildiği ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması için Bölge İdare Mahkemesi'ne dava açılmıştı. Dava dilekçesinde, Kleopatra Koyu'nu yapılaşmaya açan 6 Nisan 2018 onay tarihli Tekirova Tabiat Parkı Gelişim Planı'nın öncelikle yürütmesinin durdurulması, yargılama sonunda da iptal edilmesi talep edilmişti. Dilekçede ayrıca, planı hazırlayan Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın yapılaşmayı onaylamaya yetkisi bulunmadığı belirtilmişti.

KEŞİF YAPIDI

Bölge İdare Mahkemesi'ne ihalenin iptali ve yürütmenin durdurulması için açılan dava kapsamında bilirkişi heyeti Kleopatra Koyu’na geldi. Bilirkişi heyetinin gelmesinden önce sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlardan bir grup Kleopatra Koyu’na gelerek tepkilerini dile getiren bez afişler asarak basın açıklamasında bulundu. DSP Kemer Belediye Başkan Adayı Necati Topaloğlu, CHP Kemer Belediye Başkan Adayı Mustafa Gül ve MHP Kemer Belediye Başkan Adayı Yusuf Üras ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, turizmciler, muhtarlar ve vatandaştan oluşan grup, tahsisin iptal edilerek tekrar halkın kullanımına açılmasını istedi. Eyleme katılanlar Türk bayrakları ve dövizler taşıdı.

TOPALOĞLU: GEREKLİ ÖZENİ GÖSTERMELİYİZ

Tekirova Mahallesi’nde bulunan Kleopatra Koyu'ndaki eyleme katılan DSP Kemer Belediye Başkan Adayı Necati Topaloğlu, “Tekirova'nın eşsiz güzellikteki Kleopatra Koyu'nun, Orman Bakanlığı tarafından 29 yıllığına turizm amaçlı işletmeler kurmak amacıyla ihaleye verilmesine bizlerde duyarsız kalamazdık. Tarihi miraslarımıza gereken önemi göstermeli, sahiplenmeli ve yer altında yüzyıllar öncesinden kalan mimarilerimizi de miraslarımıza eklemek için gerekli özeni göstermeliyiz. Bu değeri gelecek nesillere taşımak kutsal görevimizdir” dedi.

‘DÜN BURADA BİZLER VARDIK, YARINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ’

Grup adına açıklamada bulunan Tekirova Sivil Toplum Platformu Kurucusu Sami Adaletli, “Bugün burada adli mercilere konu olan bu yerin, imara açılmak suretiyle yapılaşmaya gidilmesinde, birçok başlık altında hayati önemde sakıncalar yer almakta olup, bizlerde buna karşı olan kararlı duruşumuzu, itirazımızı, bıkmadan yılmadan göstermek üzere, bir kez daha toplandık.  Ve sonuna kadarda göstereceğiz… Unutmasınlar ve akıllarına kazısınlar ki, dün burada bizler vardık, yarında olmaya devam edeceğiz” dedi.

‘PARA KAZANSINLAR DİYE YOK MU EDECEĞİZ?’

Kleopatra Koyu’nun aslen bir milli park ve fiilen de bir orman olduğunu belirten Adaletli, “Zira hemen güney batısında yer alan Tekirova Bükü, Beycik Bükü, Maden Koyu, Çıralı ve daha devamı, bir bütündür, milli park statüsü ve korumasındadır. Saydığımız, her birinin kumsallarında caretta carettaların yaşadığı, içinde tarihi sit alanlarının yer aldığı bu koylar, kleopatra koyu ile coğrafi açıdan bir bütündür, ayrı düşünülemez. Bu eşsiz koy, tek bir ağacına taşına dokunamayacağımız kadar sık, çeşitli ağaçlardan müteşekkil ve yoğun bir bitki altı formasyonuna sahiptir. İçeresinde, birçoğu yöreye has endemik, nesli tehlike altında hayvan ve bitki barındırmakta, yeme içme alanı görevi görmekte ve ev sahipliği yapmaktadır. Çeşitli yılan türlerinden, yaban domuzuna, tilkiden tavşana, şahinden atmacaya ve nice örnekler sayabiliriz. Floraya örnekse, Kızılçamlar, püreğenler, keçiboynuzları, kamış, karaçalı verilebilir. Türkmen çırası, Çalba, Olimpos Safranı, Antalya Süseni, yaban keklik çiğdemi ise, endemik türler arasındadır. Bu canlılar ki, çoğu bu alanı barınma, üreme, beslenme alanı olarak gece gündüz kullanmaktadır. Şimdi biz burada, alanı tel örgülerle çevirmek maharetiyle, bizlerden çok çok önce var olan bu canlı popülasyonu görmezden gelerek, bir sermayeder gurup, daha da çok para kazansın ve ömürlerinin sonuna dek bir koy sahibi olabilsinler diye, yok mu edeceğiz?”

‘MEVCUT HALİYLE KORUNMASI GEREKİYOR’

Alanda zaten bir turizm faaliyetinin mevcut olduğunun altını çizen Adaletli, “Koyda özellikle yaz aylarında, günde, uzaktan yakından yüzlerce insanımız koyu ziyaret etmekte, tatil, eğlence ve dinlenme ihtiyaçlarını gidermektedirler. Özellikle orta ve dar gelir düzeyinden halkın ziyaret ettiği bu koy hakkındaki düşünceleri, bu alanın mevcut haliyle korunması gerektiği, imara ve yapılaşmaya asla müsaade edilmemesi gerektiği, yapılaşmaya gidilmesi halinde asla buraya gelemeyecekleri, buna maddi imkanlarının elvermediği yönündedir. Burayı tercih etmelerindeki sebep, serbest giriş imkanının yanında, doğallığının bozulmamış olması, sakinliği, aile mahremiyeti içeresinde arzu ettikleri şekilde zamanlarını geçirebilmeleri, hiçbir program, önceden yer ayırma, gün içeresinde bir tatil köyünün kendi işleyiş kurallarına uyma zorunluluğu gibi zorlayıcı ve uyulması zaruri, kısıtlayıcı durumların olmaması, kısaca son yıllarda bir akım haline gelen alternatif turizmin imkanlarına sahip olmasıdır. Yapılmakta olansa, bu imkan ve bu haklarını rant uğruna ellerinden almaya çalışmaktır. Koyun tabi halinden memnun kullanıcıları olan halkımızın, ihale şartnamesinde yer alan yıllık 75 milyon ciroya ve bol yıldızlı otellere sahip, bir firmanın yapacağı ve kar umacağı bir tesiste kalabilmeleri, madden ve manen gerçeklerle birebir zıt ve imkan dışıdır. İlgili tarafın ‘kimseyi çıkarmayacağız, herkes girebilir’ gibi açıklamaları da, komik ötesidir” dedi.

‘HALKIN DENİZE GİRECEĞİ BİR ALAN KALMAMIŞTIR’

Adaletli, alanın sahip olduğu koy, günbatısından lodosun, gündoğusundansa poyrazın oluşturduğu dalgalardan ve yol açtığı hayati tehlikelerden dolayı bölgedeki teknelerin en önemli sığınma liman olduğunu, gerek yat turizmcileri ve gerekse su sporu tekneleri, gün içeresinde koyu ziyaret ederek deniz turizmine çok önemli katkılar sunduğunu belirtti. Koyun imara açılması halinde, bu tekneler ve müşterileri bu alandan ve koya adını veren, turizm fuarlarında ve tanıtımlarında önemli bir reklam yüzümüz olan, açıktaki kleopatra siluetini göremeyeceklerini ifade eden Sami Adaletli, “Bunlar hesaba katılmalıdır. Bölgemizde maalesef sahiller, komple otel ve tatil köyleri ile adeta bir Çin Seddi gibi örülmüştür. Halkımızın denize gireceği bir alan kalmamıştır. Oysa biliriz ki, sahiller halkındır, kimseye kapatılamaz. Binlerce kilometre ötelerden gelenler, denize nazır eğlenirlerken, bu ülkenin asli unsuru olan biz halkın, denizlerden tecrit edilmesi düşünülemez” diye konuştu.

‘SİNSİCE YAPILAŞMALARA GİTMEK, YASALARIN ETRAFINDAN DOLANMAKTIR’

“Doğal alanları görmek, yaşamak, içeresinde herhangi bir maddi kısıtlamalara uğramadan zaman geçirmek, en temel bir insan hakkıdır” diyen Adaletli, “Milli parklar, ormanlar, tabiat parkları, anlamları gereği tamamen doğal alanlardır. İçlerinde vahşi yaşam barındırırlar, tabidirler, mevcut halleriyle değerlidirler ve geleceğe taşınabilmesi arzu edilerek koruma statülerine kavuşturulmuşlardır. Koruma statüsü verilme sebebi ise, içeresinde yaşayan canlılar değil, bizzat biz insanların hırsına yöneliktir. Bu alanların içeresine, birtakım ‘Gelişme Planı’, ‘Uygulama Planı’, ‘Plan Tadilatı’ ve ‘Uzun Devreli Gelişim’ gibi kulağa hoş gelmesi ve tepki çekmeyeceği umulan terimler icat edip, insanların algılarını yanlışa yönlendirerek, sinsice yapılaşmalara gitmek, kendi kanunlarımıza apaçık muhalefet etmek ve yasaların etrafından dolanmaktır. Halkımız günden güne kalabalıklaşmaktadır. Ve böyle doğal alanları görmek, yaşamak, içeresinde herhangi bir maddi kısıtlamalara uğramadan zaman geçirmek, en temel bir insan hakkıdır. Bu alana milyonlarca liralık yatırımlarla binalar inşa etmek ve üzerinden milyonlar kazanmak amaçlanacaksa, bu temel insan hakkı, nasıl gözetilecek ve yerine teslim edilecektir?”

‘BASKIYI VE TAHRİBATI ARTTIRACAKTIR’

Bölgede içme suyu ve sulama suyu sıkıntısının da olduğunu dile getiren Adaletli, “Narenciye ve örtü altı tarımı yapılan yöremizde, özellikle yaz aylarında ne yer üstü sulama suyu, nede ihtiyaca binaen açılan yeraltı sondaj kuyuları, mevcut ihtiyaca cevap verememektedir ve yetersizdir. Kurak yaz aylarında her yıl pek çoğumuzun bahçeleri kuruma tehlikesi yaşamakta, ağaçların ömrü kısalıp, ürün kalitesi düşmektedir. Alana açılacak yeni tesisler, var olan kaynakların kullanımını ve yeterlilik düzeyini daha da zor hale getireceği ve yeni mağduriyetlere yol açacağı muhakkaktır. Bölgemize hizmet eden arıtma tesisi, yaklaşık otuz yıl önce yapılmış ve o günden bugüne artan yapılaşma ve nüfus sayesinde çoktandır yetersiz kalmakta ve arzu edilmeyen deniz ve çevre, tahribatlarına sebebiyet vermektedir. Teknolojisinin geriliğinden ve yeterli arıtmanın sağlanamamasında dolayı denizlerimiz ve atmosferimiz çok ciddi zararlar görmekte olup yeni bir turizm tesisi, çevre ve doğal yaşam üzerindeki yıkıcı baskıyı ve tahribatı arttıracaktır. Alanın, çarşıya uzak olmasından dolayı, çarşı esnafımızın ve halkın buradaki müşterilerden bir gelir beklentisi bulunmamaktadır. Dahası, ticari teknelerin koyu kullanması engellenecek ve bu kısıtlamadan dolayı turizmin bir tarafı ciddi zarar görecektir” dedi.

‘BU, ADRESE TESLİM BİR İHALE DEĞİL MİDİR?’

İhale süreci ve ihale şartnamesine dikkat çeken Adaletli, “Planlarda kır evi, çadır, piknik alanı olarak kullanılacağı varsayılan bir proje için, ihale şartnamesine konulan yıllık 75 milyon ciro, nakitte 10 milyon lira bulunması, 4 yıldızlı otel ya da 150 yataklı tatil köyünü 3 yıldan beridir işletme şartı, biraz fazla değil midir? Buraya plan ve projelerde yapılması belirtilen yatırım miktarı için fazla yüksek sayılmamakta mıdır. Bu yönüyle imkanı olup ta, burada yatırım yapabilecek başka firmaların önüne geçilmiş olunmakta olup haksız rekabet şartları yaratılmıştır. Bu, adrese teslim bir ihale değil midir? 2017’de 3,5 milyona ihale edilen yer, 2018’de nasıl olup ta 120 bin TL gibi bir rakamla ihaleye çıkılmıştır?” diye konuştu.

KINDILÇEŞME ÖRNEĞİ

Kemer Halkının endişeli, tedirgin ve kızgın olduğunu belirten Adaletli, “Zira önümüzde Kemer’e ait diğer bir doğal yer olan ve halkın 15 yıldır içine adımını atamadığı bir Kındılçeşme örneği vardır. Burada olan önce günübirlik, derken kamp alanı, hemen ardından da tahsisli alana dönüştürerek bungalov yapımları ve hatta onları da betona dönüştürme… Adım adım, alıştıra alıştıra usulsüzlük, maalesef ki, başlı başına bir usul olmuş. Halkımız yapılan bu usulsüzlüklere karşı açtığı davaları kazanmış ve tahsis iptali sağlanmıştır. Dün, bu topraklarda doğmuş, hürce yaşamış, gezmiş ve bizlere bırakmış olan dedelerimizin, Muharrem koyu, Gemi Yıkığı, Çiftlik, Mehmet Ali Bükü olarak isimler verdiği bu koya, bizler bu gün torunları olarak Kleopatra ismini verdik. Yaşatmak, çocuk ve torunlarımıza aynı şekilde bırakmak hakkımız ve vazifemizdir.”

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Alanyaspor 0 0
  • 2 Antalyaspor 0 0
  • 3 Beşiktaş 0 0
  • 4 Çaykur Rizespor 0 0
  • 5 Fenerbahçe 0 0
  • 6 Galatasaray 0 0
  • 7 Gazişehir Gaziantep FK 0 0
  • 8 Gençlerbirliği 0 0
  • 9 Göztepe 0 0
  • 10 İstanbul Başakşehir 0 0
  • 11 Kasımpaşa 0 0
  • 12 Kayserispor 0 0
  • 13 Konyaspor 0 0
  • 14 MKE Ankaragücü 0 0
  • 15 Sivasspor 0 0
  • 16 Trabzonspor 0 0
  • 17 Yeni Malatyaspor 0 0
  • 18 Yukatel Denizlispor 0 0
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA