Advert
SİYASET
Giriş Tarihi : 06-02-2019 01:10   Güncelleme : 06-02-2019 01:11

Topaloğlu: Önemli olan insan sevgisidir

Kemer Gözcü Gazetesi, Demokratik Sol Parti (DSP) Kemer Belediye Başkan Adayı Necati Topaloğlu’nun Göynük Mahallesi’nde bulunan evine konuk oldu. Eşi, iki çocuğu ve iki torunu ile gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ahmet Duran Yenigün’ü evinde ağırlayan Topaloğlu, “Siyasi kimliğimden öncede ben halkla iç içe biriyim. Her türlü sorunlarında eşim ve ben hep destek verir yardıma koşarız. Fakir bir ailenin çocuğu olarak, ben öğretmen okulunda okurken hem eğitim psikolojisi hem de çocuk psikolojisi okudum. İnsanların halinden anlayan bir insanız. Bende o insanların içinden geldiğim için ne yaşadıklarını anlarım. Önemli olan insan sevgisidir” dedi.

Topaloğlu: Önemli olan insan sevgisidir

Demokratik Sol Parti (DSP) Kemer Belediye Başkan Adayı Necati Topaloğlu, eşi, iki çocuğu ve iki torunu ile Göynük Mahallesi’nde bulunan evinin kapısını Kemer Gözcü Gazetesi’ne açtı. Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Ahmet Duran Yenigün’ü evinde ağırlayan Topaloğlu, samimi açıklamalarda bulundu. Öğretmen olarak geldiği Göynük’te 2002 yılında emekli olarak siyasete giren ve 2004 yılında Göynük Belediye Başkanı seçilerek 10 yıl başkanlık yaparak Göynük Belediyesi’nin son başkanı olan Necati Topaloğlu, “Siyasi kimliğimden öncede ben halkla iç içe biriyim. Her türlü sorunlarında eşim ve ben hep destek verir yardıma koşarız. Fakir bir ailenin çocuğu olarak, ben öğretmen okulunda okurken hem eğitim psikolojisi hem de çocuk psikolojisi okudum. İnsanların halinden anlayan bir insanız. Bende o insanların içinden geldiğim için ne yaşadıklarını anlarım. Önemli olan insan sevgisidir. Benim için en büyük mutluluk bir çocuğun koşarak gelip bana ‘Öğretmenim’ diyerek sarılmasıdır” dedi.  

Necati Topaloğlu yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Fethiye Sekili bir ailenin 6. çocuğuyum. Babamızın geçim kaynağı çiftçilikti. Benden büyük olan iki abimde öğretmendir. Bizde okuma yazma oranı çok fazladır. Köyümüzde 650 tane öğretmen vardır. Bizim ailede 3 tane ama bir evin içinde 6 tane öğretmen olan hanede vardır. Çünkü çiftçilik çok zor bir şey.  Biz okula gitmeye başladığımız zaman herkes memurluğa özendi. 5. Sınıfta 28 öğrenciydik. Aydın Ortaköy Öğretmen Okulu öğretmenlik imtihanına girdik ve aynı sınıftan 21 arkadaş kazandık. Bizi öğretmenlerimiz çok iyi yetiştirdi. Bize derslerden sonra ücretsiz kurslar verdi. 5. sınıfı bitirdikten sonra imtihanı geçenler Aydın Ortaköy Öğretmen Okuluna başladık. 1975 yılında mezun oldum. İlk görev yerim Rize Kıbledağ köyüdür. Ondan sonra birçok yerde görev yaptım. 1977 yılında Korkuteli Kızılcadağ’a geldim. Burada 7 yıl çalıştıktan sonra Kemer’e geldim. Eşim 3 Temmuz’da buraya ebe olarak tayin olmuştu. Bende eylülde eşim için geldim. Eşi ile aynı köydeniz. Eşim 5 çocuklu bir ailenin çocuğudur. Onlarda da 2 kardeş öğretmen 2 kardeş hemşire ve biri de Lise mezunudur. Eşim de yaklaşık 22 yıldır görev yaptı. Bu görev yaptığı süre zarfında yaptırmış olduğu doğumlardan, takmış olduğu serumlardan, vurmuş olduğu iğnelerden hiçbirinden bir kuruş almamıştır. Onun prensiplerine aykırıdır. Yani parayla bir iş yapmaz. Biliyorsunuz eskiden doğumlar hep evde olurdu. Benimde bir oğlum bir kızım 4 tanede torunum var.

422 OYU 2053 OLARAK ALDIK

Göynük ben geldiğimde 175 haneydi. Daha sonra burası köyken 1994 yılında belde oldu. İlk Belediye Başkanımız Nazmi Şirinler’di. İkinci Belediye Başkanı olarak da Hasan Kal göreve seçildi. Hasan Bey benim arkadaşım ve ben onunla ticaret konusunda yüksek gelirli işler yaptım. 2002’de emekli olduk. 2004 yılında biraz baskıyla bu siyasi alana atıldım. Aslında Göynük bizim için bir çılgınlıktı. Çünkü biz burada iki kişi gidecektik eşim ve ben. CHP 2004 yılına kadar hiç meclis üyesiyle dahil olamamıştı. 422 oy almış, meclis üyesi yok. Karşımızdaki aday iktidar partisinin adayı ve buralı. Burada akrabaları, sülalesi yaşıyor. Biz hanımla sadece iki kişiyiz. İşte vatandaşlar hadi hadi dedi bizde girdik. 422 oyu 2053 olarak aldık. 11 meclis üyesinin 7’sini ve Belediye Başkanlığını aldık. Siyasi serüvenim bu şekilde başladı. 

BİZDE FUZULİ PARA HARCAMAK HİÇ YOKTU

Belediyeyi bize devreden arkadaşımız 125 bin lira parayla bize devretti. Üzerinde sadece kamulaştırmadan 90 bin lira icra varmış. 15 bin lira para ile başladık. Yatırımlarımız ve ekibimiz iyiydi. Bizde fuzuli para harcamak hiç yoktu. 10 yıl boyunca Göynük Belediyesi’ne belki 5 tane bile yemek faturası girmemiştir.  Misafirlerimiz geliyordu tabi ki ama otellerimizde en iyi şekilde ağırlanıyorlardı. Bizde bakanlıklarla işlerimizi hallediyorduk. Mesela biz muhalefetteyiz diye bizim işlerimizi yaptırmıyorlardı. Zaten şimdi seçimler oluyor ve AK Parti dışındaki diğer partiler muhalefette. O zaman aday olmayacaksın. 

BANKALAR BİZİM PARA İÇİN YARIŞTIRDILAR

Bizim arkadaşlar 2 dönem muhtarlık binasında oturmuşlar. 2 yılda ben oturdum ama 2. yılımın sonunda ben yeni yerime taşındım. 65 kişilik hissesi vardı 62 kişiden ama paralı ama parasız aldık 3 kişiye parayı veremeyince beni mahkemeye verin ben size daha sonra ödeyeceğim dedim ve daha sonra ödemeyi yaptım. Belediye binamızı da yapmış olduk. Arkasından bütçe o kadar fazla ki bankalar bizim para için yarıştırdılar. Bir ara 1 milyon bankada para oldu. Buradan gelen faizi personele aldıkları maaş orantılarıyla bütün herkesin maaşlarına attık. Belediyeye koymadık. 

YENİ CAMİ’Yİ 18 AYDA YAPTIK

Belediye Başkanı olduktan sonra yeni cami yapalım dedik. İki belediye başkanı cami derneğine üye ben üye değilim. 189 metrekare İstanbul’dan birinin buradan hissesi var. Birkaç hisse mevcut ama en büyük hisse ona ait. Daha önceki arkadaşlar cami yaptırma derneğinden aramışlar ‘Benim Cami ile işim olmaz’ demiş. Neyse randevu aldık gittik. Hediyelerimizi götürdük görüştük ve dedi ki ‘tamam hocam, ben bu yeri alıp size vereceğim’ ve karşılıksız verdi. Diğer hissedarlarla da anlaştık. Hesap işlerini hallettik ve yeni Cami’yi 18 ayda yaptık.  Belediye olarak eski okul, Cami, Belediye Binasını yıkarak yenilerini yapan tek belediye olarak Türkiye’ye örnek olabiliriz. 

ÖNEMLİ OLAN İNSAN SEVGİSİDİR

Siyasi kimliğimden öncede ben halkla iç içeydim. Her türlü sorunlarında eşimle ben hep destek verir yardıma koşardık. Ben fakir bir ailenin çocuğuydum ve ben öğretmen okulunda okurken hem eğitim psikolojisi hem de çocuk psikolojisi okudum. İnsanların halinden anlayan bir insanız. Bende o insanların içinden geldiğim için ne yaşadıklarını anlarım. Onun için yolda giderken görürsem birini Nereye gidiyorsun? derim ve onu alır bırakır öyle geçerim. Mesela benim rahmetli babamda insanların acılı günlerinde mutlaka yanlarında olurdu. İnsanların böyle günlerde eşe dosta ihtiyacı vardır. Benim bu yaşadıklarımın öğretmem olmamda faydası vardır. Önemli olan insan sevgisidir. Benim içinse en büyük mutluluk bir çocuğun koşarak gelip bana ‘Öğretmenim’ diyerek sarılmasıdır.

MÜKEMMEL BİR OKUL OLDU 

Galatasaray Spor Kulübü Eski Başkanı Ünal Aysal ve eski eşi Ahu Aysal’la 1985 yılından beri görüşüyoruz. Giden kaymakamımız Nazmi Bey bana burada insanlar turizmde çalışıyor. Çocuklarını nereye bırakıp gidecekler bilemiyorlar bir çözüm bulalım dedi. Bir Anaokulu düşündük. Hatta Nazmi Bey ile geldik okulun bahçesinde bir yer vardı baktık. Ama bir türlü planı oturtamadık. En son şimdiki yerini ayarladık. Ahu Hanıma gittim dedim ki bir anaokulu yapalım. O da ‘tamam başlayın’ dedi. Fakat biz temelini kazarken dedi ki altı boş kalmasın düğün salonu yapalım. Ahu Hanıma bir daha gittik ve Anaokulunun altına da düğün salonu yapacağız dedik; o da ‘tamam Necati Hoca, devam edin’ dedi. Bu şekilde düğün salonu ve 120 öğrencilik bir anaokulu yaptık. Ardından Ünal Beye de bir okul yaptıracaktık. Ahu Hanım beni bir gün aradı ‘ben neredeyim’ dedi. Bende ‘siz Göynüktesiniz’ dedim. ‘Yok’ dedi ‘ben havaalanına indim’ bende ‘tamam sizi almaya geliyorum’ dedim ve gittik aldık. Bana ‘yarın akşam kimseye söz verme Ünal Bey gelecek Kemer’de bir balık yiyeceğiz sonra okulu yaptıracağız’ dedi. O gün ki yemekte okulun temelini attık. Ünal Bey kendi otelini yapan müteahhitte ‘benim otelimi yaparken hangi malzemeyi kullandıysan aynı malzemeleri kullan’ dedi. Devlet bu projeyi 2,9 milyonla ihale etti. Ünal Beye 6 milyona çıktı okul ve mükemmel bir okul oldu. Kendileriyle hala görüşüyoruz.

TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK BELDE FEN LİSESİ

Ünal Aysal Ortaokulu yapılırken şu anda Muğla Valisi olan Esengül Civelek o zaman MEB Bakanı Müsteşarı’ydı.  Buradaki Türkiye’deki tüm öğretmen okulu müdürlerinin toplantısına katılacaklardı. Bende onları çok iyi bir şekilde misafir ettim sabahı toplantıya katıldım ve bu konuyu konuştuk. Fen Lisesi istediğimizi söyledim. MEB ile protokolü yaptık, Ankara’ya gittik. Bana ‘Beldede Fen Lisesi mi olur? Yapamayız sonra siyasilerden kurtulamayız. Zaten 81 il 82 Fen Lisesi var, olmaz dediler. Biz evrağı alıp müsteşarın yanına vardık durumu anlattık ve anlaştık. Daha sonra Antalya Valisi Ahmet Altıparmak ile bir temel attık ve Türkiye’nin ilk ve tek beldedeki Fen Lisesi oldu. Geçen yıl 52 mezun verdik ve 38 tanesi 4 yıllık olarak çok iyi yerlere girdiler. Bunu bir turizmci arkadaşa anlattım. Öğrencilere, ailelerine ve öğretmenlerine iki gün tatil hediye etti. Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk ve Ümit Köreşan buradaydı onlar bu okulları gördü. Saygı beye bunu bahsettiğimde, ‘Bu turizmcinin adını ver ben köşemde yazıp teşekkür edeceğim’ dedi. Turizmci arkadaşım reklam olur diye kabul etmedi. Bu kadar da mütevazı insanlardır.

ÖNEMLİ OLAN NEREYE HARCADIĞINI BİLMEK

Fen Lisesi ve Öğretmen Okulu bitti. Öğretmen okulu biterken yanında 337 öğrencilik yurduda Göynük Belediyesi tarafından yapıldı. Burada ilkokul ve ortaokul eski binadaydı. Biz depreme dayanıklı değil diye defalarca yazdık. 32 derslik bir okul yapmayı teklif ettik. Herkes göz yumdu. Şimdi o koca bina kapandı, eğitim öğretim yok öylece duruyor. Nazmi Gündüz zamanında GATAB’ın yaptığı iki katlı binanın üstüne birde ben kat çıkarmıştım, 3 katlı bir binada ortaokul sabahçı ve öğlenci olarak devam ediyor, Kemer gibi bir yerde. Sabahın yedisinde çocuklar derse giriyor. Ortaokul ve İlkokulun birarada olması mümkün değil. 6 yaşında bir çocukla 13 yaşında bir çocuk arasında oyun alanında, tuvaletlerde sorun oluyor. Baktık para harca harca bitmiyor. Bir ihale daha yaptık 24 derslikli A’dan Z’ye yaptık. Ardından burada bir yatırımcı bir akrabası adına bir okul yaptırmak istiyordu çağırdık görüştük, çıktık ihaleye ve Üniversiteye protokol yaptık. Para vardı tabi hemen ardından kapalı bir spor salonu yaptık. Belde olarak gelir çok iyiydi. Önemli olan nereye harcadığını bilmek. 

GÖYNÜK’TE ZATEN YAPACAK BİR ŞEY KALMADI

Bir örnek vereceğim ve bu benim bakış açımı açıklar diye düşünüyorum. Örneğin sabah 6’da havaalanından Ankara uçağına bineceğiz gece 12’de de döneceğiz. Saat’te ben buradan çıkıyorum. Şoförü kaldıracağım, gelecek ve beni alıp havaalanına bırakacak. Daha sonra geri gelecek yatacak. Gece saat 11’de çıkıp gelip beni tekrar havaalanından alacak. 4-5 saati çoluğundan çocuğundan ayrı gidecek ve 4-5 saat mesai yazacak ve araba 2 kere gidip gelmiş olacak. Evden çıkıyorum gece 4’te belediyeye varıyorum. Makam aracının anahtarını alıyorum, biniyorum havaalanına park ediyorum. Resmi araçlardan park paraları alınmıyor. Anahtarı çantama koyuyorum gece 12’de indiğimde iniyorum araçla yine belediyenin oraya geliyorum. Bu bir bakış açısıdır. Onun için para bitmiyor orada. Bu sayede kapalı spor salonunu da yaptık. Zaten yapacak bir şey kalmadı. Bizim belediye kapandı 4 milyonda üzerine para verdik Kemer Belediyesi’ne. Yapılan projelerin büyük bir bölümünü de kendi paramla yaptım. 

NEDEN PARANIZI ALMIYORSUNUZ DİYE SORMUŞUMDUR

Bir Belediye düşünün ki bir beldede kendi adına bir ilkokulu var Atatürk İlkokulu, Türkiye’de bir beldede ilk Fen Lisesi ve yine Göynük Belediyesi adına, 337 öğrencilik bir yurdu olacak, üniversitesi olacak, kapalı spor salonu olacak, kapanırken bile hiç kredi kullanmadan, hiç borç bırakmadan para devredecek. Rahmetli babam derdi ki; ‘Bak oğlum, bir işçi ya da ustayı çalıştırdığında adam işini bitirdiğinde alın teri kurumadan parasını verirsen bütün yorgunluğu geçer.’ Biz işçilerin maaşlarını protokol gereği promosyon alıyoruz ama bankadan 3 gün önceden hesaplarına yatırmak zorundayız. Banka onu iki gün kullanıyor 3. Gün onların hesaplarına atıyordu. Herkes günü gününe maaşlarını ve ikramiyesini alıyordu. Hiç aksama diye bir şey söz konusu olmadı. Bu çok önemli bugün. Mesela sıcak asfalt firmasının bir koordinatör vardı Mesut Bey, derdi ki ‘Hocam en ucuz asfaltı size yapıyoruz. Çünkü faturayı kestiğimizde parasını hemen veriyorsunuz. Diğerlerinden ne zaman alacağımızı bilmediğimizden şişiriyoruz diyorlardı. Esnafta aynı, sorabilirsiniz. Kaç kez gelin paranızı alın neden almıyorsunuz diye sormuşumdur, aramışımdır. 

GÖYNÜK’TE İMARSIZ HİÇBİR YER KALMADI

Otelcilerle çok samimiydik. Her ay bizim sokak adı altında bazen belediyede bazen başka otellerde toplanıyorduk. Bir açılış konuşması yapıldıktan sonra sorunları konuşup çözüm yollarından uygulanabilecekleri hemen uygulamaya koyuyorduk ve iyi bir şey oluyordu. Mesela Atatürk Caddesi’nde geldiğim zaman 230 tane baraka vardı. Kaçak yapı ve bunların mahkemece yıkım kararı vardı ve esnafa şunu dedik ‘Arkadaşlar imar planı geçti. Sezon sonunda buraları yıkacağız. Siz hesabınızı kitabınızı ona göre yapın’ dedik. Onlarda hiç itiraz etmediler o 230 yapıdan hiçbir tanesini biz yıkmadık. Herkes kendi yıktı. Yağmur suyu drenaj hattı, kanalizasyon, içme suyu, sıcak asfalt ve kaldırımları Göynük Belediyesi kendi parasıyla yaptı. Daha sora otelciler bana sen gelmeden önce su basıyordu her yeri şimdi hiçbir sorun yok dediler. Göynük’te imarsız tarım alanları dışında hiçbir yer kalmadı. 

SAĞLIK ÇOK ÖNEMLİ

Olimpos Hastanesi, Yaşam Hastanesi ve Anadolu Hastanesi bizim için olmazsa olmaz. Çünkü biz onları çok seviyoruz. 10 yıl boyunca bizim bütün sünnet şölenlerimiz için 1 yıl Anadolu Hastanesi 1 yıl yaşam Hastanesi kuruş para almamışlardır. Olimpos Hastanesine de her sene ailece gidip check-up oluyoruz. Dr. Kubbettin Bey ve Dr. Fahri Bey endoskopiden sonra bana sigara alkol kullanıp kullanmadığımı sordular. Yok dedim ne sigara ne alkol tüketiyorum. Bana midemde 12 tane yara göründüğünü söylediler. Bunları kullanmıyorsanız nedeni strestir dediler. Ben aday olacaktım 2 meclis üyemde hazırdı. Böyle olunca ailem dedi ki sağlık her zaman başta gelir ve bende seçimlerden 9 ay önce daha hiç kimsenin adaylığı belli değilken ulusal basın ve yerel basına da rahatsızlığım nedeniyle aday olmayacağımı belirttim ve bu iş de böyle kapandı. Sağlık çok önemli. 

10 YIL BOYUNCA ÖĞRENCİLERİ DERSHANEYE GÖNDERDİK

Anaokulu yaptırdık ve 120 öğrencinin her dönem sabah kahvaltısını, kırtasiye malzemesini ve servisi Göynük Belediyesi üstlendi. Beldibi katılınca 1’den 8’e kadar öğrencilerin kırtasiye malzemelerini karşıladık öğrenciler mahcup olmasın diye. Tatil kitaplarını da sömestr ve yaz tatili olmak üzere karşıladık. Günlük 250 öğrenciyi Kemer’e ücretsiz taşıdık. Şimdi Büyükşehir’de olduğu için taşıyamıyoruz. Zaten biz özel sektöre yaptırıyorduk, parasını biz ödüyorduk. Yine özel sektöre yaptırırız, parasını veririz. 10 yıl boyunca öğrencileri dershaneye gönderdik ve 5 yıl boyunca da burs verdik. Hiçbir okuldan para isteme olmadı. 

SPORCUNUN BÜTÜN MASRAFLARI GÖYNÜK BELEDİYESİ’NDEN

Göynük İlköğretim okulu voleybol takımının Türkiye 2.’liği, 5.’liği ve 7.’liği var. Sporcunun çorabından, tozluğundan, ayakkabısından, formasından, eşofmanından, sırt çantasından belediye sorumlu. Müsabaka yerlerine gidişleri özel araçla sağlanıyor, konaklama yerlerini ayarlıyoruz, paralarını ödüyoruz ve yolda bir de onlara harçlık veriyoruz. Bu bugün daha artarak devam edecek. Sporcunun bütün masrafları Göynük Belediyesi’nden. Dün Kemer’den bir aile arıyor ‘Kuşadası’na gidip geldik, çocukların ceplerinde parası yok çoğu çocuk gidemedi’ diyor. Bizim amacımız bunlara destek vermek ve çocukları topluma kazandırmak. Kemer’in imkanları çok fazla her şey yapılabilir. 

BİR NECATİ HOCA BİR EBE FİKRİYE KOLAY OLUNMUYOR

Yardıma muhtaç olan insanlar için her zaman yardımımızı yaptık. Mesela az önce kapıdan girerken de iki kişi iş arıyor, onları bir yerlere yönlendirdik. Rica ettik yani bir boşluk varsa diye dedik. Derdi olan, hastanede hastası olan, cenazesi de olan hastaneden çıkaramıyorsa, ambulans bulamıyorsa, cenaze nakil aracı bulamıyorsa vatandaş bizden destek istiyor. Bizde hanımla zaten bu işin içinden geldik. Mesela hanımım geceleri saat 1’de 2’de tek başına kadınların doğumuna gitti ben evde çocuklara baktım. Yani bir Necati Hoca bir ebe Fikriye kolay olunmuyor. Halktan kopmadık biz hiç. Mütevazı bir şekilde yaşadık.  Bu kadar dinamikliğe yazın hanım yayladayken tarhana hazırlıyor. Sabahları yapıyor tarhanayı yola çıkıyor. Ben hep bardağın dolu tarafından bakıyorum, hiç boş tarafını görmek istemiyorum. 

5 YERİ OLAN KONUŞULMUYOR OĞLUMUN 2 YERİ KONUŞULUYOR

Ben 10 yıl Belediye Başkalığı yaptım bir tane mahkemeyle geçirdim. 2. Mahkemede hakim değişti,3. Mahkemede beraat ettik. Ben 2004’te belediye başkanı oldum. Oğlum Osman Topaloğlu 2002’de Beldibi’nde su sporuna başladı ama ne yazık ki bizim siyasi gelecekte bunlar başımıza bela olur diye bizi 2003 yılında Belek’e sürdürdüler. Beldibi’nde bizi işten attılar. Bir otelci arkadaş sahip çıktı. Biz Belek’e gittik. Bu işlerin zorluklarını biliriz. Yani benim siyasi hayatım başlamadan, ben belediye başkanı olmadan 2 yıl önce oğlumun kendi şirketi vardı. Ama ortaokulda okurken bile tatillerde su sporlarında çalışıyordu. Bu işi biliyordu. Şimdi çok konuşulan konu oğlumun Mirage Park ve Lamer Otel’dek ki 2 tane su sporu kulvarı var ve bu Büyükşehirden 2286 devlet ihale yasasına göre ihale ile açık artırmadan alınmıştır. Oğlumun iki tane kulvarı var ve bu hep konuşuluyor da 5 tane kulvarı olanlar neden anlatmıyorlar bunları merak ediyorum ben çok takılmıyorum bunlara. 

FİKRİYE TOPALOĞLU: SALATA YAPMAYI HEP ÇOK SEVER

Necati Topaloğlu’nun destekçisi ve hayat arkadaşı Fikriye Topaloğlu da yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Fethiye Seki’de doğdum. Beş kardeşin ikinci çocuğuyum. İki kardeşim öğretmen iki kardeşim hemşire bir kardeşim de çiftçilik ile uğraşıyor. 1985 yılında Kemer’e ebe olarak geldim. Önce ben geldim sonra eşim öğretmen olarak geldi. Buraya geldiğimizde burası 170 hane az nüfuslu küçük bir köydü. Ben insanlarla burada iç içe oldum. Dertlerimiz sıkıntılarımız birdi hep ortak olduk beraber olduk. Sağlık konusu başta olmak üzere her sıkıntılarına yardımcı oldum. Necati Topaloğlu, kolay geçinilen birisidir. Çok aktiftir hiçbir zaman bir saniye yerinde durmaz.  Bana evde yardım eder yemeğimize salatamızı yapar sofrayı kurar. Salata yapmayı hep çok sever. Her zaman her konuda bana destek olur. Hiç huzursuzluğumuz olmadı. İyi bir eş, iyi bir baba ve iyi bir dededir.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  •   Takım P O
  • 1 Galatasaray 69 34
  • 2 Medipol Başakşehir 67 34
  • 3 Beşiktaş 65 34
  • 4 Trabzonspor 63 34
  • 5 Yeni Malatyaspor 47 34
  • 6 Fenerbahçe 46 34
  • 7 Antalyaspor 45 34
  • 8 Atiker Konyaspor 44 34
  • 9 Alanyaspor 44 34
  • 10 Kayserispor 41 34
  • 11 Çaykur Rizespor 41 34
  • 12 Sivasspor 41 34
  • 13 MKE Ankaragücü 40 34
  • 14 Kasımpaşa 39 34
  • 15 Göztepe 38 34
  • 16 Bursaspor 37 34
  • 17 BB Erzurumspor 35 34
  • 18 Akhisarspor 27 34
HAVA DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA