Advert

Kılıçdaroğlu: 16 yılın sonunda 'kıraathane açacağız' diyorsa bu iş bitmiştir

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'millet kıraathaneleri' projesini eleştirerek, "Eğer 16 yılın sonunda 'bu ülkede kıraathane açacağız' diyorsa bu iş bitmiştir. Her alanda yeni bir strateji ortaya koymak zorundayız. Bu stratejinin adı ekonomide, beton ekonomisinden üretim ekonomisine geçiştir" dedi.

Kılıçdaroğlu: 16 yılın sonunda 'kıraathane açacağız' diyorsa bu iş bitmiştir
Kılıçdaroğlu: 16 yılın sonunda 'kıraathane açacağız' diyorsa bu iş bitmiştir admin
Bu içerik 539 kez okundu.
Advert

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumartesi günü saat 10.00'da özel uçakla Gazipaşa- Alanya Havalimanı'na geldi. Partililerin karşıladığı Kılıçdaroğlu, kara yolu ile Alanya'ya geçti. CHP Lideri, Alanya Kültür Merkezi'nde sivil toplum örgütleri, muhtarlar, turizmciler ve kanaat önderleriyle bir araya geldi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak ve CHP milletvekillerinin de katıldığı toplantıda konuşan Kemal Kılıçdaroğu, Antalya ve Alanya'nın bütün uygarlıkların beşiği olduğundan bahsederek, "Tarih, kültür, deniz, güneş, kum olağanüstü doğası, dağları var, her şey var. Peki arzu ettiğimiz kadar bütün bu olanaklardan yararlanabilir miyiz, hayır. Turizm açısından sorunlarımız var. Her ne kadar gelen turist açısından sorun olmasa da gelir düşüklüğü önümüzde sorun olarak duruyor" dedi.

Türkiye'nin ciddi bir değişim ve dönüşüme ihtiyacı olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "24 Haziran'da sandığa gideceğiz. Benim sizden istediğim tek bir şey var; düşünerek, kendinizi, ailenizi, sevdiklerinizi, çocuklarınızı düşünerek sandığa gidin. Gün sıradan bir sandığa gidilen gün değildir. Bu seçim Türkiye açısından çok değerli ve birlikte hareket etmemiz gereken bir seçimdir" diye konuştu.

TURİZME PARİS'TEN ÖRNEK VERDİ

Turizmde Türkiye'nin neden ciddi bir değişim, dönüşüm gerçekleştiremediğini, başarılı olmadığını ve otellerin yazın dolu kışın boş olduğunu soran Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Turist bir ülkede demokrasi var mı, can ve mal güvenliğim var mı, terör var mı yok mu ona bakar ve karar verir, 'evet gitmeliyim.' Turist neden gelmiyor? İzlenen yanlış politikalar nedeniyle gelmiyor. Paris'teki 1 yıldızlı bir otelin fiyatına bakın, bir de bizim 5 yıldızlı otelin fiyatına bakın. 1 yıldızlı otel bizimkilerden daha pahalı ve 12 ay yer bulamazsınız."

KIRAATHANE ELEŞTİRİSİ; BU İŞSİZLİĞİN İTİRAFIDIR

Ülkenin geleceğinin bir kişiye teslim edilemeyeceğini vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, "16 yılda geldiğimiz nokta şu; bu ülkenin çocuklarının yüzde 90'ı niteliksiz okullara gidiyor. Bizim çocuklarımız bunu hak ediyor mu? Efendim şimdi kıraathaneler yapılacakmış. Niçin, işsiz sayısı daha çok artacak. Nereye gidecek bu vatandaşlar, kıraathanelere gidecek. Bu işsizliğin itirafıdır. 'Ben ülkeyi, ekonomiyi yönetemiyorum, binlerce, milyonlarca işsiz yaratacağım ve onların gideceği tek yer var, kıraathane. Fabrikalar yok. Çalışan yok. 'Fabrika kuracağız', yok. Peki Türkiye'yi çağdaş uygarlığa nasıl ulaştıracağız? Cumhur İttifakı'na oy vermek isteyen vatandaşımızın vicdanına sesleniyorum, başka bir şeye değil. Sen kardeşim, oyunu kullanırken kıraathaneden mi yanasın, fabrikadan mı, çalışandan mı yanasın? Hayatımda böyle şey duymadım" diye konuştu.

'TÜRKİYE'NİN UMUDU OLACAK BİR İNSAN VAR'

"Özellikle 'Ben gideceğim Cumhur İttifakı'na oy vereceğim' diyen vatandaşlarıma sesleniyorum" diyerek konuşmasını sürdüren Kılıçdaroğlu, "Senin çocukların niteliksiz okullara gitmeyi hak ediyor mu kardeşim, hak etmiyorsa niçin oy veriyorsun? Bak temiz bir öğretmen var. Yıllarını öğretmenliğe vermiş bir insan var. Türkiye'nin umudu olacak bir insan var, adı da Muharrem İnce. Yalanı, dolanı, mal götürmesi yok. Sadece bu ülkeye hizmet etmek istiyor" dedi.

'KIRAATHANELERİ KURMAK İÇİN Mİ BORÇ ALDIN?'

Türkiye'nin fiilen yönetilmediğini ve egemen güçlerin yönettiğini iddia eden Kemal Kılıçdaroğlu, "Borç almışsın. Sayın Erdoğan borç alan emir alır. Bir yılda ödenecek borç 240 milyar dolar. Parayı nereden bulacak, sırayla Londra'ya gidiyorlar. Faiz lobileri, para babaları orada. Kendisi gitti olmadı, bakanını gönderdi olmadı, bürokratlarını gönderiyor. Herkesi gönderiyor, 'Gidin yalvarın, yakarın bize borç versinler'. Sonra Türkiye'ye geliyor, 'Efendim bize karşı dış güçlerin oyunu var'; ya borçlanan sensin, gidip yalvarıp yakaran sensin, borç almasaydın. Madem borç alan emir alıyorsa, niye borç aldın kardeşim? Kıraathaneleri kurmak için mi borç aldın?" diye konuştu.

Bütün hükümetler tarafından 1923-2002 arasındaki 79 yılda harcanan para miktarının 713 milyar dolar olduğunu, son 14 yılda ise bu rakamın 2 trilyon 94 milyar dolara ulaştığına dikkati çeken Kemal Kılıçdaroğlu, "Şimdi ben şu sorunun cevabını bekliyorum. Vatandaştan oy isteyenlerin cevabı nedir, ben onu merak ediyorum. 2 trilyon dolar para harcadın, Karakaya Barajı mı, Keban Barajı mı yaptın? Atatürk Barajı mı yaptın? Telekom gibi devasa bir şirket mi kurdun yoksa şeker fabrikası mı açtın? Ne yaptın? Cevabını bekliyorum" diye sordu.

DELİ DUMRUL KÖPRÜSÜ

16 yıldır bu ülkeyi yönetenlerin 2 trilyon 94 milyar doları nereye, kimin için harcadıklarını soran CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bakıyorum işsizlik var; esnaf, çiftçi, sanayici, turizmci, çalışanlar da memnun değil. Kim bu düzenden memnun? Bu düzenden memnun olan bir sınıf var, o sınıfın adı da rantiyeciler. 'Efendim köprü yaptım'. İyi de köprüyü bu 2 trilyon dolarla yapmadın ki, köprüyü müteahhide yaptırdın. Vatandaş hem vergi ödüyor hem de ayrıca köprünün parasını ödüyor. Vatandaşın vergisiyle yapmadın. Gidin kamyon şoförlerine sorun, dünyanın en pahalı geçiş ücreti, üstelik dolar endeksli. Hem vergi vereceksin hem de köprünün parasını vereceksin hem de diyeceksin 'köprüyü ben yaptım'. Köprüyü sen yapmadın. Deli Dumrul köprüsü, her geçenden para alıyorsun. Parayı alan da müteahhit. Eğer istediği kadar para toplanmazsa, ayrıca vatandaşın vergisinden de oraya para veriyoruz. Bu milletin karnı artık palavraya doydu. Artık değişim zamanı. Türkiye büyük bir değişim ve dönüşüme imza atmak zorundadır."

BARIŞ VE İŞBİRİĞİ TEŞKİLATI

KHK ile görevlerine son verilen bütün akademisyenleri onurlarıyla, şerefleriyle yeniden hak ettikleri görevlerine iade edeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda İran, Irak, Suriye ile bir araya gelinerek Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulacağını da açıkladı. Ortadoğu'nun barış adasına dönüştürüleceğini anlatan Kılıçdaroğlu, arzu ederse Lübnan, Filistin, Mısır gibi ülkelerin de bu örgütün üyesi olabileceğini kaydetti. Döviz aramak için birilerine yalvarmayacaklarını söyleyen Kılıçdaroğlu, "En geç 4 yıl içinde Türkiye'yi dolara boğacağız. Borçla değil, üreterek, çalışarak ve alın teri dökerek. İş adamlarımız Suriye'ye, Irak'a, İran'a, Mısır'a gidecekler. Sanayimizi büyüteceğiz, bölgeyi geliştireceğiz, orada da istihdam yaratacağız. Orada kazanıp, turist olarak gelip Türkiye'de harcayacaklar, gerekirse kendi ülkelerinde harcayacaklar. Kavgasız bir Ortadoğu politikası yürüteceğiz" diye konuştu.

'KIRAATHANE AÇACAĞIZ' DİYORSA BU İŞ BİTMİŞTİR

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Alanya'daki toplantıda konuşmasının sonunda şunları söyledi:

"Eğer 16 yılın sonunda 'bu ülkede kıraathane açacağız' diyorsa bu iş bitmiştir. Kıraathaneye kim gider; ya emekliler ya işsizler gider. Çalışan, uğraşan adamın kıraathanede ne işi var? Buyrun bakın bakalım. Esnaf dükkanını kapatıp, sanayici fabrikayı durdurup kıraathaneye gider mi? Nereye gidiyor; üniversiteye gidiyor, esnaf müşterisini ağırlıyor, çiftçi tarlada çalışıyor. Her alanda yeni bir strateji ortaya koymak zorundayız. Bu stratejinin adı ekonomide, beton ekonomisinden üretim ekonomisine geçiştir."

ELEKTRİKLER ÜÇ KEZ KESİLDİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Alanya'dan sonra Manavgat Kültür Merkezi'nde sivil toplum örgütleri, muhtarlar, turizmciler ve kanaat önderleriyle bir araya geldiği toplantı sırasında üç kez elektrikler kesildi. Kesintinin, aşırı sıcaklar nedeniyle ilçede klima kullanımındaki artıştan kaynaklandığı öğrenildi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, partisinin milletvekilleri ve belediye başkanlarının da katıldığı toplantıda konuşan Kemal Kılıçdaroğu, sorunları aşmanın birinci yolunun izlenen ekonomik politikanın değişmesi gerektiğini belirterek, "Yani beton ekonomisinden üretim ekonomisine geçmemiz lazım. Hangi partiden olursa olsun, şu gerçeği bütün vatandaşların bilmesi lazım; bir ülke üretemiyorsa sadece tüketici konumunda kalır. Çiftçi tarlada, sanayici fabrikada, sanatçı eserlerini, üniversite bilgi, otellerde hizmet üretilecek" dedi.

'TURİZMİ GÜNAH SEKTÖRÜ GÖRÜRSENİZ BÜYÜTEMEZSİNİZ'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Alanya ve Manavgat ilçelerindeki toplantılarının ardından kent merkezindeki Akra Hotel'de turizm sektörü, iş dünyası ve sivil toplum örgütlerinin yöneticileriyle bir araya geldi. Turizmde uzun bir süre geçmesine rağmen sorunların çözülemediği ve sektörün sorun yumağı içerisinde çabaladığını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Bu sektörün büyümesi için elimizde her türlü imkan var. Uygarlıklar beşiği olan bir Türkiye'yi düşünün. O kadar zengin bir tarihi var ki, yeteri kadar dünyaya tanıtamıyoruz. Yurt dışında bizim tarihimizle ilgili hatta kitaplar yazıyorlar. Ve bilgiyle turizmi çoğu zaman yan yana getiremedik. Önce kendi ülkemizi tanıtma konusunda ciddi, kararlı ve tutarlı bir politika izlememiz gerekir. Ama bunu tek başına siyasilerin yapması mümkün değil, turizmcilerle işbirliğinde içinde yapacağız" dedi.

'BAKANLIK KALACAK MI KALMAYAYACAK MI BELLİ DEĞİL'

Siyaset kurumunun turizmin ne kadar önemli olduğuna inanması gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Turizmin Türkiye için de geleceğimiz için de çok önemli bir kurum olduğuna inanması lazım. Ekonomiye yaptığı katkıları görmesi lazım. Turizmi bir günah sektörü gibi görür ve o şekliyle yaklaşırsanız turizmi büyütemezsiniz. Karşılaştığımız acı tablolardan biri bu. Bir dönem bağımsız bir Turizm Bakanlığı vardı, hiç değilse turizmcinin dertlerini anlatabileceği bir yapıdaydı. Sonra bu Kültür Bakanlığı ile birleşti. Önümüzdeki günlerde bu bakanlık kalacak mı kalmayacak mı o da tartışmalı. Zengin uygarlıklara kaynaklık yapan bu coğrafyanın bütün dünyaya anlatılması gerekiyor" diye konuştu.

'TURİZMDE İMAJ SORUNU'

Turizmin tek başına Türkiye'nin pek çok sorununa, cari açık sorununa çözüm üretebileceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, turizmin kan kaybettiği süreçte bu açığın daha da büyüdüğünü söyledi. Siyaset kurumunun yapması gereken en önemli şeyin Türkiye'nin imajını düzeltmek olduğuna dikkati çeken Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Şu anda önümüzdeki en ciddi sorun Türkiye'nin imajı. Gelişmiş herhangi bir ülkeye gidin Türkiye'nin imajı güven vermiyor. Kavganın, dövüşün olduğu, demokrasinin olmadığı, bir dikta yönetiminin olduğu şeklindeki algı bütün çağdaş demokrasilerde kurumlaşmıştır. Bu algının kalkması lazım. Algıyı kaldıracak olan da sizler değilsiniz, sizin şimdilik böyle bir gücünüz de yok, sandıktaki gücünüzü saymıyorum. Ama asıl Türkiye'nin imajıyla ilgili sorunu çözecek olan siyaset kurumunun kendisidir. Demokratik standartları yükselttiğiniz, kişileri can ve mal güvenliğini sağladığınızda turist elbette gelir. Zaten o zaman bizim özel propaganda yapmamıza gerek yok, anlatacak olan o turist. Ama imaj çok kötüyse ne yaparsanız yapın zaten o turist gelmeyecektir. Türkiye'nin imajını değiştirmek, hepimizin ortak görevidir. İmajı değiştirme konusunda bana göre 24 Haziran'da önünüzde bir fırsat var. Eğer bir cumhurbaşkanı adayı 'Ben 48 saat içinde OHAL'i kaldıracağım' diyorsa bu demokrasi adına atılmış çok önemli bir adımdır."

İÇKİ ELEŞTİRİSİ

İçki fiyatlarında yapılan artışları da eleştiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Elbette ki, turist buraya geldiğinde beslenecektir, içkisini alacaktır, ama siz içki fiyatlarına olağanüstü zam yaparsanız, adeta intikam alır gibi yaparsanız, otellerde kokteyl nasıl yapılacak diye, bunu otelde çalışacak görevliye öğretemezseniz, eğitimini vermezseniz, yasaklarsanız, hangi turizmden söz ediyorsunuz siz. Turist geliyor doğru, içki içecek. Sen içmeyebilirsin, otel sahibi de içmeyebilir, çalışan da içmeyebilir ama turist geliyor, içki içecek. Sanki saraya giden birisi içki içmiyor mu, içiyor. Devlet başkanları bir araya gelirler, otururlar kadeh kaldırırlar. Sen içmezsin ama öbür kişi içiyor, kendi kültüründe var. Eğer turist gelecekse, onun geleneklerine, göreneklerine, örfüne, adetine, beslenmesine saygı duyacaksın. Aksi halde ben dayatacağım, gel benim istediğim yemeği ye, istediğim içkiyi içeceksin diye. Niye gelsin kardeşim. Kolundan zorla tutup getirebilir miyiz turisti? O açıdan siyaset kurumunun bu konuda anlayışlı olması lazım. Turizm sektörünün ne kadar önemli olduğunu anlaması lazım."

İFTAR YEMEĞİNE KATILDI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Antalya'daki programı kapsamında Muratpaşa Belediyesi'nin Kent Meydanı'nda düzenlediği iftar yemeğine katıldı. Kılıçdaroğlu sahneye çıktığı sırada CHP'li gençler, 'Hak, Hukuk, Adalet' sloganları attı. Kürsüye çıkan CHP lideri Kılıçdaroğlu ise, “Belki de bu geceye en yakışan şu an hak, hukuk ve adaleti söylemektir. Hep birlikte bu güzel ülkede hakkı, hukuku ve adaleti gerçekleştirmek için mücadele edeceğiz. Hiç kimseyi kimliğinden, yaşam tarzından, inanç tarzından ötürü ötekileştirmeyeceğiz. İnsanı insan olarak seveceğiz ve 'İnsan Allah'ın yarattığı en değerli varlıktır ve başımızın üstündedir' diyeceğiz. Bütün insanları kucaklayacağız. Ramazan ayındayız, rahmeti bol bir aydayız. Sevgiye, huzura, bir arada yaşamaya özlem duyuyoruz. Gerginlik, kavga istemiyoruz kendi ülkemizde. Müslüman dünyasında kan akmasın istiyoruz ve bütün coğrafya barış içinde olsun diyoruz. Huzuru, adaleti, hakkı, hukuku yakalamak hepimizin ortak görevi olmalıdır" dedi. 

Bu güzel ülkeye demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü, can ve mal güvenliğini getirmenin görevi olduğunu dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Ama bu sadece benim görevim değil, hepimizin ortak görevi olmalıdır. Allah'ın izniyle sayın Muharrem İnce'yi cumhurbaşkanı, Millet İttifakını da parlamentoda çoğunluk olarak gördüğümüz zaman göreceksiniz ki bu ülkeye barışı, huzuru, kardeşliği getireceğiz. En ufak bir endişem yok. Kavgasız bir Türkiye, barış içinde yaşayan, hiç kimsenin ötekileştirilmediği, inanç özgürlüğünün olduğu, kadın erkek eşitliğinin olduğu, yargı bağımsızlığının, herkesin can ve mal güvenliğinin olduğu, annelerin güleryüzle ve umutla çocuklarını okula gönderdiği bir Türkiye istiyoruz. Çocukların kahvaltı ve öğle yemeklerini öğretmenleri ve arkadaşlarıyla birlikte yaptığı, herkesin çalıştığı, iş ve aş sahibi olduğu, her evde tencerenin kaynadığı, yoksulluğun olmadığı, komşularıyla birlikte barış içinde yaşadığı güçlü bir Türkiye. Yurtta barış dünyada barış dediğimiz bir Türkiye. Bu özlemlerle ve dileklerle hepinizi yürekten kutluyorum." 

Konuşmasının ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na, Likyalı Patara Yörükler Derneği Başkanı Muzaffer Otlu tarafından keyfiye takdim edildi. Adalet Yürüyüşü'nün simgelerinden biri olan 10 yaşındaki Alsancak Şen de karnesini sahnede Kemal Kılıçdaroğlu'na gösterdi ve bir şiir okudu. (DHA)

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
maltepe escort antalya escort kartal escort alanya escort