Advert

Çelik: Kemer’i daha iyi günler bekliyor

AK Parti Antalya Milletvekili Adayı Kemal Çelik, 24 Haziran seçimlerine yönelik çalışmaları kapsamında Kemer’i ziyaret etti. Çelik, “Kemer gerçekten Türkiye’nin yüz akıdır ve yüz akıda olmaya devam etmesi gerekiyor. Devam etmesi içinde buraya büyükşehrin ve ilçe belediyesinin iktidar partisinin olduğu 2019’u bekliyoruz. Kemer o zaman daha iyi hizmet alacak. Böyle bir şeye inşallah iyi bir adayla fırsat vereceğiz ve Kemer kazanacak” dedi.

Çelik: Kemer’i daha iyi günler bekliyor
Çelik: Kemer’i daha iyi günler bekliyor admin
Bu içerik 897 kez okundu.
Advert
Haberin galerisi için tıklayın!

Ahmet Duran YENİGÜN

Antalya’yı ilçe ilçe gezerek 24 Haziran seçimlerine yönelik çalışmalarını sürdüren AK Parti Antalya Milletvekili Adayı Kemal Çelik, çalışmalarına Kemer’de ilçesinde devam etti. Çelik, İlçe Başkanı İsmail Selami Minta ve ilçe yönetimi ile birlikte ev ziyaretlerinin yanı sıra pazar ve sanayi esnafını ziyaret ederek sorunları dinledi. Ak Parti Seçim Koordinasyon Merkezi’nde vatandaşlar ve partililerle buluştu. 

Aslen Serikli olan Kemal Çelik, yaptığı açıklamada şunları söyledi; “Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunuyum. 10 yıl kaymakamlık yaptım daha sonra Mülkiye Baş Müfettişi oldum 5 yıl, son iki yılımı sayın Nahit Menteşe’nin tek danışmanı olarak Mülkiye Müfettişi Danışmanı olarak görev yaptım. 1995’te orada Hakkari Valisi oldum ve orada iki buçuk yıl görev yaptım. 1997’de Refah-Yol Hükümeti döneminde Emniyet Genel Müdürü oldum. Refah-yol Hükümetinin demokrasi dışı post modern darbeyle yıkılmasından sonrada Genel Müdürlük görevinden ayrıldım. Bir yere vali olarak vermek istediler ama ben gitmedim. Daha sonra da 1999 yılında Doğru Yol Partisi’nden milletvekili adayı olarak ön seçime girdim ve ön seçimde birinci oldum. Bence en zor seçimdi ve bir daha ön seçime girmek istemem. Milletvekili oldum. 3 milletvekili çıkardık. 2002’de tekrar milletvekili adayı olarak ön seçimde yine birinci oldum. Fakat parti barajı aşamadı. Parti barajı aşsaydı bizim yine 3 milletvekilimiz olurdu. Ancak gelişmeler bizim parlamento dışında kalmamıza neden oldu. Doğru Yol Partisi Genel Başkanı değişti ve Mehmet Ağar oldu. Ben Mehmet Ağar’ın yanında olmadım. Kongrede başka adayı destekledim ve çeşitli nedenlerle ben orada bulunmak istemedim. Daha sonrada MHP’den Antalya MYHK üyesi oldum ve 2 dönem sonra Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldum. En son 2014’te yüzde 24.6 oy aldım. Aslında aldım oy sayısı belediye meclis üyesinde daha fazla. Ama benim şahsi aldığım oy oranı 320 bin oy ve bu MHP tarihinde bir rekordu. Seçimden sonra Türkiye’de bir koalisyon dönemine gittiğini gördüm. Özellikle belirtiyorum, bu dönemde de bu konunun dikkate alınması gereken bir konudur. Çünkü koalisyonlu dönemler demek darbe, istikrarsızlık ve terör demektir. Onu gördüğüm için bir de başkanlık sistemi gündeme getirilmişti. Bu kapsamda ben MHP’den 07 Haziran öncesinde istifa ettim ve Ak Parti’ye yaptığım açıklamada isim belirtmeden istikrar yönünde oy kullanacağım ve arkadaşlarıma tavsiye edeceğim dedim. Ben doğru bildiklerimi söyledim. Tabi MHP’den de istifa etmiş oldum. Çünkü ben o an partinin gidişini beğenmiyordum. Ama Türkiye yeni bir yere başkanlık sistemine gidiyor ve terörle mücadelede de bir noktaya geliniyordu. Orada doğru bildiklerimi söylemem lazımdı. O kapsamda da zaten MİT tırları olayları oldu ve beni Ak Parti’ye dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan destek verme adına daha çok itti. Çünkü Türkiye ilk defa yurt dışına silah gönderen bir ülke konumundaydı. Bu bizim için çok önemliydi yani milli istihbaratın yurt dışında il kez operasyon yapmasından ben çok memnuniyetle duydum. Ama baktı ki kendi savcılarımız başka bir ülkenin yapacağı uygulamayı kendi tırlarımızı kayıtsız şartsız durdurarak yaptı. Bu kapsamda cumhurbaşkanının arkasında yanında olmamız gerekiyordu. O saatten itibaren ben televizyonlara çıktım ve doğru bildiklerimi söyledim. Daha sonra 15 Temmuz oldu, 15 Temmuz’da olayın farkına vardık. Mutlu olduğumuz hususlar şuydu 15 Temmuz’da cumhurbaşkanı meydanlara çıkın diye televizyona bir telefonla bağlandı. Arkasından Sayın Bahçeli bu bir darbedir ve karşıyız dedi. Ülkücüleri meydanlara çıkması yönünde tavsiyesi oldu. Ve böylece darbe önlenmiş oldu. Darbeyi aslında halk önledi. Halka ve hakka dayanan bir cumhurbaşkanı darbeyi önlemiş oldu. Bu çok önemli bir şey dünya tarihinde bir ilktir. Bu kapsamda mücadeleme devam ettim. Sonra başkanlık cumhurbaşkanlığı sistemine geçiş ve evet hayır kampanyası oldu. Bende 13 ilde kampanya kapsamda evet yönünde konferanslarda bulundum. Oralarda söylediğim husus şudur bu sistemle terör bitecek. Toplantılarda nerden biliyorsunuz diye büyük bir itiraz oldu. Çünkü sivil toplum örgütlerini davet ediyorduk ve ben dedim ki bu sistemle artık tam bağımsız bir devlet olacağız terörü kaynağında kurutacağız sınır ötesi operasyonlar yapacağız ve terörü Amerika’nın yaptığı gibi yerinde imha edeceğiz ve Türkiye’ye huzur gelecek. Nitekim de o dediklerim o zaman oldu. Daha sonra televizyonlarda da bunları ifade ettim. Milletimiz evet yönünde oy kullandı ve sisteme geçildi. Ama sınır ötesi operasyonlarımızda şunu gördük Türkiye çok güçlü büyük bir devlet sınır ötesi operasyonları yapabilen bir devlet kendi silahlarıyla yapabilen bir devlet. Ayrıca o mültecilerden yani Suriyelilerden oluşan özgür bir Suriye ordusu kurabilmişiz. İstihbaratımız 118 noktayı tespit etmiş. 72 savaş uçağımız bu tespit edilen noktaları vurmuş. Bu büyük bir devletin yapacağı işti. Gerçekten takdir edilmesi gerekiyordu. Ben yeteri kadar halkımız tarafından takdir edildiğini düşünmüyorum. Yani bu Kıbrıs savaşından daha öte bir durum. Üstelik Kıbrıs savaşında bize 10 yıl ambargo koydular. Şimdi tüm bunlara rağmen hiç kimse bize ambargo koyamadı ve Türkiye güçlü bir devlet konumuna girdi. Şimdi biz artık ilk defa bu yeni sistemin seçimini yapıyoruz. Yani cumhurbaşkanı seçilecek, ülkeyi yönetecek meclis seçilecek, yasamayı yapacak ve inşallah Türkiye istikrarlı bir büyük devlet olacak. Bu seçimler onun seçimidir. Bende bu kapsamda yaptığım temaslar sonucunda Ak Parti’den aday adayı oldum, aday gösterildim ve çalışmamıza başladık Kemer’e geldik.”

‘KEMER TÜRKİYE’NİN YÜZ AKIDIR’

Kemer’de turizmle uyuşmayan bazı çarpıklıklar olduğunu söyleyen Kemal Çelik, “Kemer, bizim ilk turizm bölgelerimizdendir. Antalya’da turizm Alanya’dan sonra Kemer ve Belek ile başladı. Ancak Kemer’de maya iyi tuttu. Kemer’in diğer bölgelerimizden farklılığı denizi ve doğasıyla farklı ayrı bir yer. Kemer özel bir yer. Ama Kemer’de gördüğüm bazı turizmle uyuşmayan çarpıklıklar var. Burada daha ziyade şunu görüyoruz ben diğer ilçelerde de gördüm yani şöyle Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyesinin iktidar partisinden olmamasından dolayı büyük bir uyumsuzluk ve dezavantajı var ve bu büyük bir sıkıntı. Bunun dışında bildiğimiz ve yeni duyduğumuz bazı tespitler var. Bu tespitler de gösteriyor ki, Kemer gerçekten Türkiye’nin yüz akıdır ve yüz akıda olmaya devam etmesi gerekiyor. Devam etmesi içinde buraya büyükşehrin ve ilçe belediyesinin iktidar partisinin olduğu 2019’u bekliyoruz. Kemer o zaman daha iyi hizmet alacak. Böyle bir şeye inşallah iyi bir adayla fırsat vereceğiz ve Kemer kazanacak” dedi.

‘KEMER’İ DAHA İYİ GÜNLER BEKLİYOR’

Ak Parti’nin yeni cumhurbaşkanlığı sisteminde artık daha hızlı karar alabilme olanağı olacağını anlatan Çelik, “Vatandaşa, bugün git yarın gel demeyen yerinde yönetimlerin uygulandığı bir yeni sisteme geçiyoruz ve bu sistemi uygulayacak olan parti Ak Parti. Çünkü şöyle olacak; biz milletvekili olarak gideceğiz, ama biz bakan olamıyoruz. Bakan olamayınca ne oluyor, biz yasama işlerine ağırlık veriyoruz. Ama bakanlarda siyasilerden olmuyor. Dolayısıyla seçmenin gailesi olmuyor. İşlerine odaklanıyorlar ve işlerini yapamayanlara da örnek cumhurbaşkanı bir hedef ve süre veriyor, bunu yapamayan bakanlarda sessizce alınıp gidiyor. Yani bu şu demek; artık herkes işine odaklanacak. Hızlı karar alınacak. Yeni sistemde her şey Ankara’dan olmayacak Antalya’dan olacak. Her şey Antalya’dan olmayacak Kemer’den olacak. Yeni sisteme göre bu yerinde yönetim ilkesinin uygulanması demek. Bu çerçevede inşallah Kemer’i daha iyi günler bekliyor. Ama Kemer’de siyaseten daha atıl davranmalı. Yani kendi menfaatini gözetmelisiniz. Şundan vazgeçmemiz lazım, takım tutmuyoruz, tamam ben Galatasaraylıyım ama Fenerbahçe’yi tutmam zor, ama parti için böyle düşünmememiz lazım. Parti ayrı bir şey. Partiyi değiştirebilmemiz lazım. Parti ülkeme faydalı değilse, ilçeme faydalı değilse, bana faydalı değilse o partide durmanın da bir anlamı yok. Birde yıllardır muhalefet olan partiler var ve bu partilere de artık biraz müsaade etmemiz lazım. Artık seni bir iktidar görelim demiyorlar. Orada yanlış var gibi gözüküyor. Ama çağ değişti devir değişti gençlerden daha fazla ümitliyiz, gençler inşallah artık o sandalyeyi değiştirecekler uğursuz geliyor diye. Hani oyun oynarken bazen sandalye değiştirirler ya yenilenler bari o sandalyeyi bence değiştirsinler” diye konuştu. 

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X