Advert

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya: Birliği ticarethane gibi yönetmeye çalıştılar

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya, birliğin eski yönetimi hakkında eleştirilerde bulunarak, "TÜRSAB'ın asli görevlerini bırakıp, ticari faaliyetlerle uğraştılar, ihale peşinde koştular. TÜRSAB'ı bir ticarethane gibi yönetmeye çalıştılar" dedi.

TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya: Birliği ticarethane gibi yönetmeye çalıştılar
TÜRSAB Başkanı Bağlıkaya: Birliği ticarethane gibi yönetmeye çalıştılar
Bu içerik 518 kez okundu.
Advert

TÜRSAB'ın geçen yılın aralık ayında yapılması gerekirken, yönetim kurulu kararıyla şubat ayına ertelenen ve tartışmalı sürecin sonunda geçen hafta sonu yapılan kongresinde çoğunluğun oyuyla mevcut yönetime karşı galip gelen Firuz Bağlıkaya, seçim sürecini değerlendirdi. TÜRSAB'ın kuruluşundan bugüne 18 yıllık dönemde başkanlık görevini yürüten Başaran Ulusoy'un aday olmadığı seçimlerde, Ulusoy'un yönetiminde genel sekreter olan Çetin Gürcün 1057, Emin Çakmak 357 oy alırken, 'Değişim Hareketi'nin öncüsü, DETUR firmasının CEO'su Firuz Bağlıkaya'nın mavi listesi ise 2 bin 200 oy aldı.

'MEVCUT YÖNETİMİN BAŞARISIZLIĞI TARİHİ FARKI GETİRDİ'

Firuz Bağlıkaya, seçim sonucunu, üyelerinin son dönemlerde yaşadığı sıkıntıların sandığa yansıması olarak nitelendirdi. Başarılı kongre olduğunu ve kongreyi çok iyi yönettiklerini belirten Bağlıkaya, “Sonuca da pozitif katkıları oldu; ama mevcut yönetimin başarısızlığı bu tarihi farkı getirdi. Üyenin beklentilerine cevap vermediler, hassasiyetine saygı göstermediler, önceliklerine kulak vermediler. TÜRSAB'ın asli görevlerini bırakıp ticari faaliyetlerle uğraştılar, ihale peşinde koştular. TÜRSAB'ı bir ticarethane gibi yönetmeye çalıştılar. Ülke turizmiyle ilgili herhangi bir vizyon, girişim, yenilik hiçbir şekilde bunlarla ilgili çalışmaları olmadı. Dolayısıyla üye de cevabını kongrede verdi" diye konuştu.

'İBRA EDİLMEYEN ONURSAL BAŞKAN OLAMAZ'

Kongrede mevcut yönetim kurulunun ibra edilmeyişini ve Başaran Ulusoy'a onursal başkanlık teklifinin kabul edilmeyişini de değerlendiren Bağlıkaya, “Yönetimin ibra edilmemesinin hukuki sonuçları nedir, ne değildir hukukçular değerlendiriyor. Fakat bizi ilgilendiren kısmı biz TÜRSAB'ta yolsuzluk, şu, bu yapılıyor amacıyla yapılmış şeyler değil. İbra şudur, 'Siz benim bir önceki yaptığım çalışmalarımı, eylemlerimi, tavırlarımı, ortaya koyduğum performansı onaylıyor musunuz, onaylamıyor musunuz' durumu. Vicdani bir şeydir bu. Üye dedi ki 'Biz size hakkımızı helal etmiyoruz. Siz bizim sorunlarımızla başa çıkamadınız, görmezden geldiniz, dalga geçtiniz.' Bizim için ibranın anlamı odur" dedi. Bağlıkaya, yönetimi ibra edilmeyenin onursal başkan olamayacağını da söyledi.

Eski başkan Ulusoy'un katıldığı bir televizyon programını hatırlatan Bağlıkaya, “Hiç unutmuyorum; programa 3 STK başkanı davet edildi. Rus uçağı düşürülmüş, turizmcilerin canı yanıyor, ülkeye turist gelmiyor. Ülkenin her yerinde aşağılık teröristler tezgahlı biçimde eylem yapıyor. Bizim başkanımız orada fıkra anlattı. Kardeşim, işte fıkra anlatırsan üye de böyle yapar. Sen benim sorunlarımın konuşulduğu, tartışıldığı yerde dalga geçersen sonucu bu olur işte" diye konuştu.

'SON 4 SENE KAYIP YILLAR'

Kongrede inanılmaz başarı aldıklarını, tarihi fark yaptıklarını dile getiren Bağlıkaya, şöyle devam etti:

“Tarihinde TÜRSAB'ın bizim aldığımız oy kadar katılımı bile iki tanedir. Yani TÜRSAB kongreleri 800-1000-1300-1700 kişiyle yapılırdı. Bizim aldığımız oy kadar üye katılmazdı. Dolayısıyla tarihi bir fark var ama bunun tamamı bizim başarımız değildir. Bu arkadaşlarımızın sorunlarımıza gösterdiği duyarsızlık, sorunlarımızı hiçe saymaları, yokmuş gibi davranmaları, kamuyu doğruyu bilgilendirmemeleri. Bu kadar güçlü ve duyarlı bir siyasi iktidar var. Başaran Ulusoy'un son 4 senesi turizm açısından kayıp yıllardır. Son 4 senesini eleştiriyoruz biz ne zamanki bizde şirket kurulma işlemleri başladı, o şirketler iyi amaçlarla başladı kötü yerlere gitti. Milyon dolarlık ihaleler falan, ya sizin ne işiniz var ticarette. Ticaret yapacaksanız, cesaretiniz varsa kendi paranızla yapın. Bizim paramızla ne ticareti yapıyorsunuz."

'DÜNYA VE AVRUPA'YLA REKABETE HAZIR SEKTÖR'

Turizm sektörünün, ülkeye döviz getiren ve bunun karşılığında çok az döviz götüren sektör olduğuna dikkat çeken Bağlıkaya, “Şimdi böyle bir sektör var, bu sektör bizim dünya ve Avrupa'yla rekabet edebileceğimiz hazır bir sektör. Bugün doğru icraatlar yap, yarın meyvesini topla. Öyle bir şey bu. Yani 1- 2 sene yasal mevzuatlarımızı düzgün hazırlayıp düzgün pazarlama stratejisiyle biz bu turist sayılarını ve gelirlerini ikiye katlarız. Bu kadar dünya ve Avrupa'yla rekabete hazır olan bir sektörü hiç tanıtmayıp, anlatmayıp, hükümet size 'Bir derdin var mı kardeşim' dediğinde 'Ya bizde sorun yok merak etmeyin' diye tavır alırsan, bir yerden böyle sopayı yersin" dedi.

'İLK İŞ, 1618 SAYILI YASA VE PAZARLAMA'

Yeni dönemde en acil çalışmalarının 1618 sayılı 'Seyahat Acenteleri Yasası'nın düzenlenmesine ilişkin olacağını aktaran Firuz Bağlıkaya, bu konuda Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş'un da iş birliğine açık ve ilgili olduğunu söyledi. Bağlıkaya, “İnşallah, kendi dönemimizde yeni bir yasamız olacak. Tabi ki bakanlığımız bu işte öncülük yapacak. Yurt içinde meslektaşlarımızın önündeki yasal engelleri kaldırmak, haksız rekabeti önlemek, kaçak faaliyetleri önlemek, seyahat acentalarından daha ucuza hizmet verenlerle bir şekilde helalleşmemiz lazım. Hava yollarının bizden daha ucuza bilet satışı kabul edilebilir bir şey değil. Bu bizim münhasır hizmetimiz. Tur transfer işleri var karayolları taşıma yönetmeliği çıktı, perişan vaziyetteyiz. Acentacıların hiçbir hakkı yok. Getirdiği turistin transferini bile yapamayan bir konumda. Şimdi bunları hak etmiyor ki bu sektör. 30 küsur milyar dolar döviz getireceğiz, belki 60- 70- 80 milyar dolar getirebilecek kapasitedeyiz ama nelerle uğraşıyoruz. Ayrıca yurt dışı pazarlamalarına ağırlık vereceğiz" diye konuştu. (DHA)

Advert
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X