Kemer’in sanatçı Başkanı

Kemer Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Bolat Ünsal’ın altıncı kitabı ‘Heybeden Hikayeler’ okuyucuyla buluştu. Oda başkanlığının yanı sıra sanatçı kimliği ile de tanınan ve birçok kültür-sanat etkinliğinde yer alan şair-yazar Başkan Ünsal, kitabında Kemer’de geçen kendisinin de yer aldığı hayata ışık tutacak hikayeciklerin olduğunu söyledi.
Bu haber 2017-12-07 21:14:22 eklenmiş ve 394 kez görüntülenmiştir.

Ahmet Duran YENİGÜN

Birçok kültür ve sanat etkinliklerinde yer alan, yaptığı atık metal heykellerle adından sıkça söz ettiren şair-yazar Bolat Ünsal yeni kitabı ‘Heybeden Hikayeler’ ile okuyucuyla buluştu. Aynı zamanda Kemer Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı ve Kemer Esnaf ve Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı da olan Ünsal’ın daha önce ‘Hüzün Burcu’, ‘Falezlerdeki Çığlık’, ‘Güneşe Kar Düştü’ ve ‘Cennetimdeki Yasak’ isimli kendi şiirlerinin oluşan ve ‘Kemer Şiirleri’ derleme şiirlerden oluşan 5 ayrı kitabı basılmıştı. Ünsal, yeni kitabı ‘Heybeden Hikayelerde’ ise şiirlerine yer vermek yerine Kemer’de kendisinin de olduğu ders verici nitelikte dram, hüzün ve diyalogların geçtiği hikayeleri yazdı.

2004 yılından bu yana Antalya’da çeşitli kültür sanat faaliyetleri düzenleyen Bolat Ünsal, ayrıca çeşitli radyolarda şiir programlarına da devam ediyor. Ünsal’ın ayrıca geçtiğimiz yıllarda atık metallerden oluşan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşleri Dairesi Başkanlığı ve Akdeniz Sanayi Sitesi Kooperatifi işbirliğiyle hayata geçen Atık Malzeme Heykel Müzesi’nde ‘Kene Terbiyecisi’ ve ‘Türk Savaşcısı’ adını verdiği 2 heykeli buluyor.

“HAYATA IŞIK TUTACAK HİKAYELER”

Daha önceki kitaplarını kendi imkanları ile yayınladığını yeni kitabını ise yayın evi aracılığıyla basılıp dağıtıldığını anlatan Bolat Ünsal, “Bundan önce beş tane şiir kitabı yayınlandım. Bu 5 şiir kitabını kendi olanaklarım ile yayınladım. Toplamda 10 bin adet bastırdığım 5 kitabı gittiğim etkinliklerde eşe dosta okuyucuya hediye olarak dağıttık ve yıllarca şiir adına radyo programları ve etkinlikler düzenledim. Ama edebiyat sadece şiirden ibaret olmadığı için farklı alanlarda da yazmam gerektiği düşüncesi ile ilk yaşanmış hikayeleri kaleme almam gerektiğini düşündüm. ‘Heybeden Hikayeler’ daha yeni bir kitap cumartesi günü benim elime geçti. Yani üç dört günlük bir kitap okuyucuyla buluştu. Mersin Kitap Fuarı’nda geçtiğimiz Cumartesi ve Pazar günü imza gününe katıldım. Kitapta, şahsında yaşanmış on hayat hikâyesi var. Kemer’de geçen birebir benim içinde olduğum hayat hikayeleri. Kitapta ders verici nitelikte dram, hüzün ve diyalogların olduğu hikayelerin içerisinde küçücük hayata ışık tutacak hikayecikler var. Güzelde bir kitap oldu. Ankara’da Altaylı Yayınevi tarafından basıldı. Dediğim gibi bundan önceki beş şiir kitabını kendi olanaklarımızla basmıştık. Ancak artık yayınevinden bir kitap çıkarmanın vakti geldi diye düşündüm ve bu vesilede Heybeden Hikayeler okuyucuya ulaştı. İnternetten satışlar başladı ve dağıtımını şu günlerde yayınevi yapmaya başladı. Aynı zamanda Heybeden hikayeler Kemer’deki kırtasiyelere de gelecek. Hikâye sevenler buradaki kitapçılardan da kitabı edinebilirler” dedi.

“OKUYUCU ŞİİRDEN BIKMIŞ DURUMDA”

‘Heybeden Hikayeler’in ardından yeni bir hikâye kitabı için hazırlıklara şimdiden başladığını söyleyen Ünsal, kitap fuarında okuyucuların artık şiirler nerdeyse bıktığını belirterek; “Yeni kitap hemen sırada. Yine aynı yayınevinden çıkaracağım. Aforizmalar var aforizma belki bilmeyenler için söylüyorum kısa özlü şiirler. Mersin Kitap Fuarı’nda şunu gördüm, okuyucu şiirden bıkmış durumda. Yani sağımda ve solumda iki şair arkadaş vardı, ben ortalarında ben oturuyordum. Okuyucu geliyor bakıyor kitabın kapağı hoşuna gidiyor, kitabın ismi hoşuna gidiyor, alıyor açıyor ‘aaa şiirmiş’ diyor kitabı standa bırakıyor. Gerçekten çok ilginç. Ben iki gün boyunca daha öncede ben iki kitap fuarına katıldım ancak hiç okuyucuyu gözlemleme gereği duymamıştım. Nerden aklıma geldi ise bu fuarda okuyucunun davranışlarını kitaba bakışlarını kitaptan beklentilerini davranışlarıyla belli ediyor okuyucu ve bana çok ilginç geldi. Okuyucunun bu kadar şiirden soğumuş olması. Ve şiire ara vermem gerektiğini düşündüm. Ama elimde de hazırlanmış aforizmalar var. Kısa özlü şiirler aforizmalar şiirlere göre kısmen okuyucuyu buluyor. Çünkü kısa kısa anlatımlar özlü anlatımlar. Şiirler gerçekten insanlar niye bu kadar Antipati duydu anlamak mümkün değil. Ama herhalde şair ve yazılan seviyesiz şiirler çokluğundandır diye düşünüyorum.”

“ŞİİR YAZAN İNSANLARIN BİRÇOĞU DURAĞI BİLMEZ”

Ünsal sözlerine şöyle devam etti:

“Şiir güzelliktir yani özüdür, her şeyin özüdür, düşüncenin özüdür, bütün güzelliklerin özüdür. Mesela şiir gibi deriz bir şeyin güzelliğini anlatmak isterken. Türkiye’de son zamanlarda özellikle ‘ben hece şairim’ diye birçok şiir yazan insanlar var durağı bilmez, kafiyeyi bilmez, redifi kafiye zanneder. Kelime eklerinden kafiyeler yaptığını zanneder. Durağı biliyorsunuz, hece sayısını biliyorsunuz, kafiyeyi biliyorsunuz, ayağı biliyorsunuz ama tıngır mıngır içeriği olmayan bomboş şiir. Yani şiir hece şiiri denmesi için bana göre ben naçizane heceye hâkim bir insanım ama serbest yazıyorum hicivlerimi. Mesela hece yazıyorum. Hece şiiri denmesi için şiir mecaz olmalı, mecazsız hece şiiri bana göre şiir değildir. İmgesiz serbest şiirde bana göre şiir değildir. O zaman düz bir anlatım yapıyorsanız işte düz bir anlatım yaptık biz dedik. Yani hecede mecazı kullanıyoruz, serbesti imgeyi kullanıyoruz. Hikayeleri yalın akıcı düz sohbet eder gibi bir dille yazmalıyım, diyaloğa dayalı bir dille yazmalıyım diye yazdım. İlla şiir yazmak zorunda değil yazan arkadaşlar hikâye yazın roman belki zor deneme yazın bir sürü yazın türü var. Tabii ki hissettiklerinle yazılabilir ama hissettiklerinle şiir yazamıyorsun. Şiir biraz yetenek işi, biraz çalışma işi. Yani şiiri bir kuyumcunun bir taşı işlediği gibi işlemelisiniz. Şiir bunu gerektiriyor. Ben yazdım oldu. İlham geldi. Efendim alın size şiir. Yok böyle bir şiir mantığı son günlerde son yıllarda bu tür fikre dayalı şiir yazanlar çoğaldı kitap basanlar çoğaldı” diye konuştu.

“ABUK SABUK YAZDIĞIMIZ ŞİİRLERE YÜZLERCE BEĞENİ ALDIK”

Son zamanlarda özellikle kadın internet kullanıcıları tarafından yayınlanan şiirlerin beğeni toplamasının ile de konuşan Bolat Ünsal, internette takma isimlerle şiirler yazarak deneme yaptıklarını ve beğeni aldıklarını belirterek, “Biz bunun denemesini yıllar önce yaptık internette. Bir gariptir ama, sakın hiç kimse sözlerimi yanlış anlamasın. Yazdıklarının bir değeri olmasa bile bayan şair adaylarının yani şair diyelim ya da şiirle uğraşan diyelim paylaştıkları erkeklere göre daha fazla beğeni alır. Denedik bizzat biz bunu. Takma bir isimle denedik. Abuk sabuk bir şeyler yazdık. Düzgün dört dörtlük yazdığımız kıtalara beğeni alamazken, abuk sabuk yazdığımız şiirlere yüzlerce beğeni aldık. Test ettik bunu bu benim için kriter değil. Bunun altında farklı nedenleri var. Burada açmak istemiyorum onu ama, benim açımdan bir değer yargısı oluşturması için yazdıklarının ne olduğunu bilmem gerekiyor ki bir beyan edebileyim. Yoksa madalyanın diğer yüzünde olduğu gibi yazdıklarını okuyup değerlendirmeden bir fikir beyan etmem yanlış olur bizimde geçmişte bir deney yaptığımız gibi sırf adı bayan diye sırf işte oradaki sanal alemdeki fotoğrafı ya da fiziki yapısı alışı diye bir sürü beyanı alabiliyor arkadaşlar. Ben okuyucuya değerlendirmelerine bırakıyorum” dedi.

HURDA METALLERDEN HEYKEL SERGİSİ HAZIRLIĞI

Akdeniz Sanayi Sitesi Kooperatifi Parkı’nda atık metallerden oluşan 2 heykeli bulunan Bolat Ünsal, Kemer’de ilkini Antalya’da ikincisi gerçekleştireceği atık metallerden oluşan heykel sergisi açmayı planladığını söyledi. Yıllardın metal işi ile uğraşan ve Kemer Sanayi Sitesi’nde işyeri bulunan Ünsal şunları söyledi;

“Sanat farklı bir olay. Keşke yeteneği olsa da her vatandaşımız sanatla uğraşsa. Sanatı bir dalda da yapmak, belli bir aşamadan sonra insana yetmiyor diye düşünüyorum. Çünkü 2011 yılında biz metale de sanat penceresinden bakmaya başladık. 2011’den sonra gerçi daha öncesinden de öyle bakıyorduk mesela yaptığımız kendimize özgü tasarımlar vardı. İşte perforjeler alanında. Ama 2011’den sonra artık bu metallerden hurdalardan heykellere de başladık. Bu dalda da ürünler üretiyoruz fırsat buldukça. İnşallah önümüzdeki aylarda bu hurda metallerden yapılmış heykellerle de bir sergiye de hazırlanıyoruz. Bunun ilkini Kemer’de ikincisini Antalya’da açmayı düşünüyorum. O dalda da çalışmalarımız var yani. Metalin soğuk yapısına da sımsıcak bir sanat ruhu katılabileceğini tüm topluma kanıtladık ve kanıtlayacağız.”

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer KÜLTÜR - SANAT haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
e-sgk.co e-anindakredi hizlipro dizi izle Antalya escort
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi