2 bin 200 komiser yardımcısı alınacak

Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak, yakında yapılacak sınavla 2 bin 200 komiser yardımcısı alınacağını duyurdu. Prof. Dr. Çolak, 15 Temmuz'dan sonra emniyet teşkilatında 22 binin üzerinde ihraç gerçekleştiğini, 12 bin civarında personelin de açığa alındığını açıkladı.
Bu haber 2017-10-13 01:31:33 eklenmiş ve 121 kez görüntülenmiştir.

Polis Akademisi Başkanlığı Göç ve Sınır Güvenliği Araştırma Merkezi'nin (GÖÇMER) ikincisini düzenlediği Uluslararası Göç ve Güvenlik Konferansı, Antalya'da yapıldı. Koferansın açılışında konuşan Polis Akademisi Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Çolak, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında emniyet teşkilatında gerçekleştirilen ihraç ve açığa alınan personel sayılarını açıkladı. Prof. Dr. Çolak, bu süreçte Polis Akademisi'nin yetiştirdiği komiser yardımcısı ve polis memuru sayısı hakkında da bilgi verdi.

FETÖ İHRAÇLARI SONRASI 7 BİN 300 KOMİSER YARDIMCISI 38 BİN POLİS ALINDI

Son üç yılda yoğun bir çalışma dönemine girdiklerini belirten Prof. Dr. Yılmaz Çolak, “15 Temmuz'da tüm ülkeyi işgale kalkan FETÖ terör örgütünün öncelikle bizi işgale kalkıştığını, 17/25 Aralık'tan sonra farketmiştik. Biz göreve geldikten sonra bu çeteyi akademiden tamamen temizledik ve yoğun bir şekilde emniyet teşkilatımızın ihtiyacı olan genç polis memuru ve amirleri yetiştirmeye başladık. Bu sürede 7 bin 300'den fazla komiser yardımcısı, 38 binin üzerinde polis memuru yetiştirip teşkilata kattık. Şu anda da 38 okulumuz ve Ankara'da bulunan Polis Amirleri Eğitim Merkezimizle toplam 23 bin öğrencimiz eğitim almaktadır. Bunlardan 1000'i komiser yardımcısı adayı, 22 bini polis memuru adayı" diye konuştu.

2 BİN 200 KOMİSER YARDIMCISI ALINACAK

Yakında komiser yardımcılığı adaylığı için açılacak sınav ilanının duyurulacağını kaydeden Prof. Dr. Çolak, “Sınavda iki hafta içinde 2 bin 200 komiser yardımcısı adayını da eğitime başlatmış olacağız. Böylece öğrenci sayımız 25 bini aşacak. Bu rakamlar büyük ve malumunuz 15 Temmuz'dan sonra FETÖ çetesinden bir arınma sürecine girildi. Bu arınma sürecinde 22 binin üzerinde ihraç gerçekleşti. Şu an da 12 bin civarında da açıkta personel var. Dolayısıyla bizim yürüttüğümüz faaliyetler doğrultusunda emniyet teşkilatında bu arınma sürecinde herhangi bir zafiyet yaşanmamıştır, hatta daha da güçlenerek çıkmaktadır. Arınma sürecinde akademik kadromuzu da baştan aşağı yeniledik" dedi.

TÜRKİYE'DE 3 MİLYON, DÜNYADA 65 MİLYON GÖÇMEN

Prof. Dr. Yılmaz Çolak, ülkemizi en fazla etkileyen konulardan birinin uluslararası göçler olduğuna işaret etti. Prof. Dr. Çolak, “Özellikle sığınmacılar sorunu. Şu an ülkemizde 3 milyonun üzerinde göçmen var. Dünya genelinde ise BM verilerine göre 65 milyon üzerinde insan göç etmiş, yerlerini değiştirmiş. Yani bu aslında küresel bir sorun. Bu küresel sorunu çözmek için Türkiye ve diğer aktörler yoğun bir faaliyet yürütüyor" dedi.

400 KİŞİYLE SURİYELİ ANKETİ

Konferansta Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü'nde öğretim üyesi Doç. Dr. Salih Zeki Haklı, 'Suriyeli Sığınmacılara Dair Tehdit Algısı: Önyargılar ve Gerçekler' başlıklı bir araştırma raporunun sonuçlarını açıkladı. Araştırmada Ankara'nın pilot il seçildiği ve 400 kişinin ankete katıldığını belirten Doç. Dr. Haklı, Suriyeli sığınmacılarla ilgili birçok yanlış ve hatalı bilgilerin de özellikle kamuoyunun gündemine sokulduğunu belirterek, bu çalışmayı ülke genelinde gerçekleştirmeyi planladıklarını anlattı.

SURİYELİLERLE İLGİLİ ÜÇ TEMEL SORUN

Araştırmada katılımcıların Suriyeliler ile ilgili üç temel kaygısının ortaya çıktığını, bunların ekonomik, asayiş ve sosyo-kültürel olarak sıralandığını belirten Doç. Dr. Haklı, “Türk toplumu birtakım kaygılar duymakla birlikte Suriyeli sığınmacılara karşı aslında çok olumsuz bir duygu benimsememekte. Onların varlığını kabul etmekle birlikte birtakım sorunların olduğunu da düşünmekte. Devletin yapmış olduğu yardımların yanısıra bireysel ve birtakım dernek-vakıflar aracılığıyla yapılan yardımların her geçen gün artıyor olması aslında toplumun genelinin Suriyeli sığınmacılara karşı duymuş olduğu muhabbetin ve yakınlığın belki de en bariz göstergesi" dedi.

EKONOMİK KAYGILAR

Ekonomik kaygıların da üç ana başlık altında toplandığını açıklayan Doç. Dr. Haklı, “Suriyeli sığınmacıların ülkemize gelmesinden dolayı işsizliğin arttığını düşünen insan sayısı bir hayli fazla (yüzde 86.6). Yine Suriyeliler geldikten sonra Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına yapılan sosyal yardımlarda azalma ve kamu kurumu hizmetlerinde birtakım aksaklıklar olduğunu düşünenlerin sayısı da bir hayli fazla (yüzde 70). Bir diğer husus Suriyeli sığınmacıların Türkiye ekonomisine ciddi zarar verdiği şeklinde. Anketimizde sorduğumuz 'Suriyeliler geldikten sonra işsizlikte artış oldu' sorusuna 'kesinlikle katılıyorum' ve 'katılıyorum' diyenlerin oranı yüzde 86.6. Bu ciddi bir oran" dedi.

İŞSİZLİĞİN ARTIŞINA SURİYELİLER NEDEN OLMAMIŞ

Bunların ne kadar doğru olup olmadığını kontrol açısından yıllara göre Türkiye'ye gelen Suriyeli sayısının tespit edildiğini belirten Doç. Dr. Haklı, 2013 yılından sonra gelen Suriyeli sayısında ciddi artış olduğunu kaydetti. 2010-16 yılları arasındaki işsizlik oranındaki dalgalanmaların özellikle Suriyelilerin ülkemize geldiği tarihlerle doğru orantılı olmadığını savunan Doç. Dr. Haklı, Suriyelilerin yoğun yaşadığı Gaziantep, Adıyaman ve Kilis'teki işsizlik oranının nispeten bir artış olmakla beraber Suriyeli nüfus artışıyla paralellik göstermediğini, en yoğun Kilis'te ise işsizlik oranının yıldan yıla azaldığının görüldüğünü söyledi. Doç. Dr. Haklı, Hatay, Kahramanmaraş ve Osmaniye illerinde işsizlik oranında ciddi artış olmadığını, Suriyelilerin işsizliğe neden olduğunun bilimsel açıdan doğrulanabilir bir tarafı olmadığını kaydetti.

SURİYELİ ŞİRKET SAYISI ARTTI

Türk vatandaşlarına yapılan sosyal yardımların azaldığına yönelik yüzde 70'in kaygısını hatırlatan Doç. Dr. Haklı, kamu kurumlarının istatistiklerine göre, Suriyelilerin yoğun geldiği yıllarda da sosyal yardımlarda azalma olmadığı, artış olduğunu anlattı. Kamusal hizmetlerin sunumunda da sağlık ve eğitim harcamaları, doktor başına düşen hasta sayısı, öğretmen başına düşen öğrenci sayısı gibi çeşitli rakamlarla örnekler veren Doç. Dr. Haklı, sağlık ve eğitim hizmetlerinde de düşüş değil, ilerleme olduğundan bahsetti. Türkiye ekonomisine Suriyelilerin zarar verdiği önermesi ile ilgili incelemeden de bahseden Doç. Dr. Haklı, 2014'ten günümüze kadar Suriyelilerin ortak olduğu şirket sayısında ve toplam sermayede ciddi artış olduğunu dile getirdi. Son dönemde Türkiye'deki yabancı ortaklı şirket sayısında nispi gerileme varken, Suriyelilerin ortak olduğu şirketlerde artış olduğunu kaydeden Doç. Dr. Haklı, “Kayıtlı bir işletme Türk ekonomisi için katma değer üretmekte, istihdam oluşturmakta, vergi ödemekte ve ekonomiye katkı yapmaktadır. İncemeler sonucunda Suriyelilerin Türkiye ekonomisine zarar verdiği, işsizliğe, sosyal harcamalarda veya kamusal hizmetlerde bir gerileme olmadığını görmekteyiz" dedi.

GÜVENLİK AÇISINDAN DA SORUN OLUŞTURMUYOR

Güvenlik açısından da toplam asayiş sorunlarına konu olan kişi ve yabancı sayılarına bakıldığında ciddi bir durum olmadığının görüldüğünü kaydeden Doç. Dr. Haklı, “Yabancıların toplam mahkumiyet oranı binde 9, bunda tüm yabancılar ele alınıyor. Birçok suç grubunda yabancıların oranının düşük olduğunu gözlemleyebiliyoruz. İçişleri Bakanlığı bir duyuru yayımlamıştı. Suriyelilerin karıştığı asayiş oranının yüzde 1.32 olduğu ifade edildi. Özellikle Suriyeli nüfusu her geçen dönem artmasına karşın bu oranların yıldan yıla azaldığı belirtildi. Suriyelerin karıştığı asayiş problemlerinin çoğunluğunun da daha çok kendi aralarındaki sorunlar olduğu ifade edilmekte. Buradaki 6 algının da bilimsel açıdan gerçekle uyuşmadığını tespit ettik. Özellikle Suriyeli nüfus ile çok fazla teması olmayanların bu konuda çok daha fazla önyargılı olduğunu görmekteyiz" diye konuştu.

RAPORA İTİRAZLAR

Suriyeli göçmenlerin Türkiye'de ekonomik, asayiş ve sosyo-kültürel açıdan sorun teşkil etmediği yönündeki rapora bazı katılımcılar itiraz etti. İtirazda bulunan akademisyenler, “Sonuçlar itibariyle 3 milyon 200 bin insan Türkiye'ye hiçbir etki yapmadı, olumsuz bir etki yapmadı diyorsunuz ve bu doğru değil. Türkiye'deki Suriyelilerle ilgili bir araştırma yapılacaksa Suriyeli nüfusunun yüzde 50'sinin bulunduğu Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa gibi sınır illerinde yapılmalıdır. Ankara'da 82 bin Suriyeli var ve 3 milyon 200 bin Suriyeli nüfusunda bu küçük bir rakam. Adıyaman, Kilis, Antep'e gelin bu etkileri çok net görebileceksiniz" denildi. (DHA)

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer YURT haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
Döviz Kurları
Arşiv Arama
- -
Anket
Kemer Gözcü :: Antalya Kemer\\\'in Günlük Haber Portalı, Antalya Kemer\\\'den Haberler, Kemer Haberleri
© Copyright 2001 Kemer Gözcü. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
SPOR
Galatasaray
Fenerbahçe
Spor Haberleri
Şampiyonlar Ligi
SİYASET
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
EĞİTİM
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
A.Ö.L.
Eğitim Portalı
DÜNYA
Avrupa Haberleri
Amerika Gündemi
Suriye İç Savaş
Arıkan Meselesi