Eskiden olsa…
Türkiye, deprem haberi ile sarsıldı sabah saatlerinde…
Elazığ'da sabaha karşı meydana gelen depremde, köşe yazımı kaleme aldığım dakikalarda, aralarında küçük çocuklarında bulunduğu 51 vatandaşımız yaşamını yitirdi, 74 kişinin ise yaralı olduğu bildiriliyordu…
Gazetemiz baskıya girdiği saatlerde ise kurtarma çalışmaları devam ediyordu…
Gazetemiz baskıya girdiği dakikalarda…
Eğlence de başlamak üzereydi…
Kemer Belediyesi’nin Limak Limra Otel’de düzenlediği Dünya Kadınlar Günü eğlencesi…
Eskiden olsa dedim ya…
Depremde kaybettiğimiz vatandaşlarımızın ardından, şölen, konser, eğlence iptal edilirdi…
Mesafe uzak da olsa, memleketimizin bir yerinde insanlar can derdine düşmüşken, aynı memleketin bir ucunda eğlencelerin tertip edilmesine müsaade edilmezdi..
En azından vicdan buna müsaade etmezdi…
Eskiden olsa diyorum…
Çünkü, artık eskiden olduğu gibi değil maalesef durum…
Ben yazımı kaleme alırken, telefon çaldı!
Bir dost, “Gitmeyecek misin sen konsere?” diye sordu…
“Belediye’nin düzenlediği Fatih Ürek konserine…”
***
Ben kınamıyorum eğlenenleri…
Dünyanın sonu değil elbet…
Eğlenmek de hak, üzülmek, kalplerin birlikte attığını bilmek, bildirmek de..
Eskiden olsa, Belediye Başkanları, bu tip eğlenceleri iptal ettiklerini açıklar…
Deprem bölgesinde ki belediye başkanına ulaşıp, (Ellerinde imkan olmasa bile), yapılabilecek bir şey olup olmadığını sorarlardı…
Devletin tüm imkanları yönelse de oraya, herkesin kalplerinin orada attığı mesajını iletmiş olurlardı..
Birliğimizin beraberliğimizin, kültürümüzün gereğinde olduğu gibi yani…
Eskiden olsaydı tabi…
Yoksa şimdi, Belediye’nin düzenlediği eğlencede göbek atan var bir tarafta..
Diğer tarafta, açılan mezarlara gömülen, bizden insanlar…
Belki hemşerisi..
Belki köylüsü Kemer’de yaşayan bir vatandaşımızın…
Ama önemli mi?
Kültürmüş…
Yürek bütünlüğüymüş…
Kaybettiklerimizin ardından saygıymış…
Eskiden olsa önemliydi…
Şimdi öyle mi sizce de…
Sözün bittiği yer
“Hiç kimse duymak istemeyen biri kadar sağır olamaz… Shakspeare”
|