|
 |
OLMAZ OLSUN BÖYLE İNSANLIK
İnsanı insan yapan bazı unsurlar vardır ve kişinin gerçek anlamda olgunlaşması için bu unsurları hayatına gerçek anlamda geçirmesi gerekir bunlardan biri de sorumluluk duygusudur. Bu öyle bir yükümlülük ki insan önce kendinden ve ailesinden sonra da birlikte yaşadığı tüm insanlardan maddi ve manevi sorumluluk duymalıdır hiç kimse tek başına yaşayamaz hepimiz birbirimize eninde sonunda muhtacız ancak aramızda bazıları var ki “benim kimseye ihtiyacım yok” diyerek yaşamayı tercih ediyorlar kendilerini çok yukarıda başkalarını ise çok aşağılarda görüyorlar ama olmuyor onlarda sonunda bu muhtaçlığın farkına bir şekilde varıyorlar. Halbuki soyumuza baktığımızda yol ortasında sadaka taşını uygulayan tek milletken bir hastaya veya fakire karşılıksız koşan toplumken şimdi karşılıksız iş yapmayan insanların yüzüne baka baka şahsi çıkar için yalan söyleyen ve yine insanların gururlarıyla sağlıklarıyla hiç çekinmeden oynayan hasta bir toplum haline gelmişiz öyleki işim gereği çocuklarımızın alkolden uzak durmaları gerektiğini yazıyorum yorum olarak ilçemizin saygın doktorlarından birinden "ne olacak canım arkadaş ortamında birkaç kadehten birşey olmaz" diye cevap geliyor bunu söyleyen sağlığımızı korumayı kendine görev edinmiş bir hekim, kader birliği yaptığınızı sandığınız insanların düğün dernek gibi olaylarını bile ya başkasından yada basından öğreniyorsunuz bayramlarda ve kandillerde adeta saklambaç oynuyorlar Sebebi ise sadece özenti bizler o güzel soyumuzu o kadar yıprattık ki ve bunu yaparken de Avrupa ya o kadar özendik ki işte sonuç ortada. Artık sokak ortasına sadaka taşı koyan bir millet değiliz tam tersi yıllarca özendiğimiz birbirine her türlü kazığı atmayı kurnazlık olarak gören arkadaşının karısıyla yatmayı erkeklik başarısı kabul eden yaptığı hırsızlıkları üstün zeka olarak gören yalan riya kibir ve iftirayı hayatın olmazsa olmazı olarak kabul eden Avrupalı gibi olduk. Oysa özendiğimiz o Avrupalı yaşadığı hayatın yanlışlarını fark edip adeta bizim eski adetlerimize döndü ama biz onların kötü yaşantılarını maalesef öyle benimsemişiz ki kendi doğru adetlerimizi hatırlayamıyoruz.
Bir hayvan hastalandığında yardımına koşan insanlar muhtaç olan insan olduğunda arkalarını dönüyorlar “hayvanları sevmeyen insanları sevemez” görüşünü savunanlar ne yazık ki bu dünyanın insanlar için yaratıldığını ve esas olanın insan olduğunu çoktan unutmuşlar dolayısı ile kendi insanlıklarından çoktan vazgeçmişlerdir çünkü insan olduğunun farkında olan birisi önceliğin ne olursa olsun insanda olduğunu bilir. Hepimiz hayvanları çok seviyoruz ama yerinde ve kararında dışarıda birçok aç ve hasta insan varken ve onlara bu kadar kayıtsızken hayvanları soframıza oturtmak veya koynumuza alıp yatmak nasıl bir insanlık göstergesidir ve ne derece doğrudur. İşte burada sorumluluk duygusu devreye giriyor her şeye karşı sorumluluk ama önce Yaradan a karşı sorumluluk.
Ben 11 Mart 2009 tarihinde bir haber yapmıştım 34 yaşında lenf kanseri olan Şenay Şölen Küçük o tarihten itibaren gazetemiz de oldukça sık haberini yayınlamış ve hayırseverlerin yardımını istemiştik Kemer imiz de bir avuç yardım sever ellerinden geleni yaparken bir çok insan bana telefon açarak veya yüzüme bu hanım için uğraşmamın yanlış olduğunu ve değmeyeceğini bir kısmı gazeteci olarak haberi duyurmamızın bizim görevimiz olduğunu bundan sonrasının bizim işimiz olmadığını bir kısmı ise bu hanımın geçmişinin hatalarla dolu olduğunu bunun için uğraşmaya değmeyeceğini söyleyerek beni vazgeçirmeye veya soğutmaya çalıştılar ancak başaramadılar çünkü ben araştırmıştım söylendiği gibi yanlışları yoktu sadece yanlış evlilikleri vardı kocam dediği insanların kendi adını kullanarak yaptığı kasıtlı yanlışlar vardı bütün bunları vazgeçmem için beni arayanlara anlattım onlarda doğruladılar. Peki ya çoğumuzun yaptığı gibi biz de yargısız infaz yapsaydık bizde arkamızı dönseydik.
Hangimizin geçmişinde hatalar yok ki ama bu hatalar hiçbirimizin ölüme terk edilmesine sebep değildir ve olmamalıdır. Bu hanım muhtaç olduğu ve yoksul olduğu için adeta cezalandırılmaktadır çünkü burada yüzüne karşı maddi yardım sözü veren bazı zenginler ve idareciler o gittikten sonra bu dünyada ki yaşam gayesini dahi bilmeyen bazı dalkavukların “efendim bu bayanın geçmişteki hali şudur” diyerek araştırmadan ve yanlış telkinleri sonucunda bu vaatlerini yerine getirmekten vazgeçmişlerdir.
Benim yazılarımın noktaları ve virgülleriyle uğraşanlar veya bu hanımın yüzüne karşı “ben kimseden senin için para isteyemem” diyenler veya bu görevin ağırlığı altında kendini ezen zavallılar biraz sorumluluk gösterselerdi sadece Şenay değil birçok muhtaç insana çare bulunmuş ve son derece güzel örnek olacak davranış sergilenmiş olacaktı. Zira bu bizim için sadece haber değeri olan bir olay değil aynı zamanda insanlık sınavımızdı umarım bu sınavı başarı ile verir olgunlaşırız.
Bu ilgisizlik ve sorumsuzluklar neticesinde Şenay bakımsız kaldı ve hastalığı nüksetti akciğerindeki ve boynundaki urlar yeniden büyüdü nefes aldırmaz hale geldi yapılan kemoterapi boşa gitti şimdi her şeye yeniden başlamak zorunda bir avuç hayırsever in 11 Mart 2009 tarihinden buyana yaptığı ve toplam 5.000 Tl yi geçmeyen yardımla ve tutulmayan sözlerle ancak buraya kadar çünkü bahsettiğimiz hastalık “Kanser” yani hepimizin bildiği üzere servetleri eriten ocakları söndüren birlik ve beraberlik olmadan hakkından gelinemeyen bir hastalık yani öyle 3-5 bin lirayla olacak iş değil.
Peki söz verip tutmayanlar, telefonlarını açmayanlar, güçleri olduğu halde yardım etmeyenler Şenay yarın ölürse ne hissedecekler dışarıya güler yüzlü görünerek vicdanlarını bastırabilecekler mi yoksa belli etmeseler bile vicdan azabımı çekecekler işte herkes sorumluluğunu bilse üstüne düşeni yapsa ne bu sorulara nede cevaplarına gerek kalmayacak ama hepsinden önemlisi duyarlı bir toplum haline gelmiş olacağız umarım geç kalmadan herkes sorumluluğunu yerine getirir. Eğer getiremezsek İnsan olarak İnsanlığımızın gereğini yerine getiremediğimiz için umarım Şenay bizlere hakkını helal eder.
OLMAZ OLSUN BÖYLE İNSANLIK İNSANLIĞA FAYDASI OLMADIĞI İÇİN
|
Okunma Sayısı :
599
|
|
|