Kış sezonunda kaçan trenler
Özellikle son yıllarda turizm sektöründe ciddi bir durgunluk yaşanıyor.
Tesisler ise kış aylarında bu durgunluğun sonucunu kış sezonunda otellerin kapılarına kilit vurarak sürdürüyor.
Artık öyle bir hale gelindi ki, insanların akıllarına “turizm sektöründen para kazanılamıyor” söylemleri yerleşmeye başlandı. (Çuvalla para kazanırdık. Söylevi hayallerde hoş bir anı olarak yer bulur oldu)
Birçok insan turizm sektörünü bırakıp başka işlerle para kazanmanın yollarını arama başladı bile.
Neredeyse herkes turistlerin ekonomik sıkıntılar nedeniyle gelmediğini düşünüyor. Evet, şu anda ciddi bir global kriz yaşanıyor, ama sizce tek neden bu mu?
O kadar çok neden var ki, özellikle bu işlerle ilgilenmesi gerekenler, her şeyi bir yana bırakmış siyaset yapıyor. Eminim birkaç ay sonra çıkıp, “fuarlara gittik, çok olumlu sonuçlar aldık, Alman ve Rus pazarında bu yıl ilerleme yaşanacak” diyerek yine geleneksel vaatleri sürdürecekler…
Gerçekten birkaç fuarı gezmekle Kemer’e turist kazandırabileceğinizi mi düşünüyorsunuz? Hiç sanmıyorum. Fuarsız da olur demiyorum. Ama tek yapılan işin fuar gezmek olması üzücü.
Kış sezonunda turistin gelmediği turizm kentinde, tabii ki çalışanlarda çok büyük zararlar görüyor. Bırakın 300-500 personelin çalıştığı otelleri, çarşı içinde her kapanan dükkanda çalışan onlarca tezgahtar, personel evine nasıl ekmek götüreceğinin hesapları içine giriyor. Artık eskiden olduğu gibi, kimseye yazın kazandığı para kış aylarında yetmiyor.
Kış turizmini canlandırmak için yapılması gereken onca şey yarım bırakılmış durumda.
Bunlara küçük bir örnek hemen yanıbaşımızda, Kemer’in merkezinde bulunan önce tellerle çevrilip kaderine bırakılan ve evsizlere yuva haline gelen Idyros antik kentidir.
1976-1977 yılları arasında yapılan kazılarda Bizans duvar kalıntıları, üç kapı sövesi ve apsisi andıran bir duvar bulunmuş ve yine burada kilise kalıntıları ortaya çıkarılmıştı.
Kazılardan ele geçirilen küçük buluntular ve sikkelerin incelenmesinin ardından bu kompleksin 4 ve 6. yüzyılda da kullanıldığı anlaşılmıştı.
Bu kadar önem taşıyan bir yere neden hala ilgisiz kalınıyor, anlaşılır gibi değil.
Temizlik yapılması yetmiyor. Bu alanın da diğer ören yerleri gibi turizme açılması için hala ne bekleniyor?
Turizm dernek ve birlikleri, fuarlar dışında biraz da bu gibi alanların sektöre kazandırılması konularına el atmalı. Bunun için ise neyin beklendiğini hala anlamak da güçlük çekiyoruz…
2000, 2001, 2002 derken, 2010 treni de bu iş için kaçtı…
2011 için ise hala geç değil… |